Kocaeli Kongre Merkezi’nde düzenlenen UITP Avrasya Konferansı’nın ilk
gününde “Kentsel Raylı Sistemlerde Planlama ve Yatırımlar” konusu
masaya yatırıldı. Konuyla ilgili düzenlenen panelin moderatörlüğünü
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Hayri Baraçlı yaptı.
Panelin konuşmacıları ise Altyapı Yatırımları Genel Müdürü Yalçın
Eyigün, UITP Genel Sekreteri Mohamed Mezghanı ve Şehir Plancısı ve
Ulaşım Politikaları Uzmanı Prof. Dr. Ela Babalık oldu. Konuşmacılar, raylı
sistemlerin yeni planlara uyumlu olarak yapılmasının yanı sıra planlama
yapılırken nelere dikkat edilmesi gerektiği konularında katılımcılarla
düşüncelerini paylaştı. İki gün sürecek olan konferansta alanında uzman
isimler katılımcılara birikimlerini aktaracak.
“ULAŞIM SİSTEMİ KENTİN KİMLİĞİNİ YANSITIR”
İki yönlü etkileşimde ulaşım siteminin kente etkilerinden söz eden Şehir
Plancısı ve Ulaşım Politikaları Uzmanı Prof. Dr. Ela Babalık, Kocaeli’de
tramvay örneğinin kentin kimliğine etki ettiğini belirterek, “Yapıların içinde
erişilebilirlik çok önemli. Her raylı sistem istasyonu için değil ama önemli
raylı sistemler için dünyada mimarı yarışmalar düzenleniyor. Kentin en
önemli erişilebilirliğini sağlayan bir yapının yanındayım demek çok
önemli. Ulaşım sistemi, kentin kimliğine ve imgesine de etki ediyor.
Kocaeli’de tramvayın yüksek bir platformdan gitmesi, çok önemli bir imge
örneği. Tramvay yatırımının kentin imgesine önemli bir katkısıdır. Hem
sanat yapılarını hem mimari yapıları kente entegre etmek gerekiyor”
diyerek, mimari ve sanatsal yapıların raylı sistemlerle birlikte
düşünülmesi gerektiğinin altını çizdi.“RAYLI SİSTEMLER YENİ PLANLARA UYGUN OLMALI”
Raylı sistemlerin planlanma sürecinde nelere dikkat edilmesi gerektiğini
açıklayan Prof. Dr. Babalık, “Bir raylı sitem planlanırken kentin mekânsal
ve metropolitan planlarına, kentin mekansal büyüme planlarına referans
vererek gelişmek ülkemizde yerleşmiş bir durum. Bir kentte raylı sitem
hattının yatırımı yapılırken arazi kullanım türlerine hizmet etmek önemli.
Kocaeli’de tramvayın; otogara, kongre merkezine, hastaneye gitmesi tüm
bunlar iyi entegrasyon örnekleri. Yeni bir plan geliştirdiğimizde buna
kentin raylı sistemleriyle gidebiliyor muyum? Bunu yerleştirmek çok
önemli. Plan değişiklikleri yapıldığında trafik etki değerlendirmesi analizi
de yapılması zorunludur. Zor bir planlama kültürü ama muhakkak
yerleştirilmesi ve geliştirilmesi gereken bir planlama kültürü” dedi.
“ARAÇLAR İKLİME UYGUN TASARLANMALI”
İklim değişikliklerinde raylı sistemlerin dönüşümü konusunda konuşan
Prof. Dr. Babalık, “Bu planlamaya entegre edilen bir konu. Kocaeli’de
tramvay örneğine bakalım. İçindeki iklimlendirmeyi inceledim. Aracın
dirençliliği açısından beyaz çatılı araçlar dikkate alınmaya başlandı.
Kentlerdeki yeşil araçlar, ağaçlıklı yollar ısı adası etkisini kırabilecek
özellikler. Gölgelikli, ağaçlıklı yollar durak tasarımları çok önemli. Bunlar,
sıcak havanın etkisinden bekleyeni koruyacak şekilde tasarlanmalı. Yeşil
çatı ve yeşil tramvay yolu ile şiddetle yağan yağmurun hızla taşkına yol
açmasını en azından erteleyebiliyor” ifadelerini kullandı.
“30 YILDIR RAYLI SİSTEMLERLE UĞRAŞIYORUM”
Altyapı Yatırımları Genel Müdürü Yalçın Eyigün ise müdürlüğün
çalışmalarından bahsederek, “Toplu taşıma neden yapılır, şehirler
nereye gitmeli? Bence en başta bunu çözmeliyiz. 30 yıldır raylı
sistemlerle uğraşıyorum. Tahir Hocam benim kadar uğraşmamıştır ama
benim uğraştığımın ötesinde bir şey söyledi. Bunu hepimizin kulağımıza
küpe yapması lazım. AYGM, 15 yıl öncesine kadar raylı sitemleri
planlayan ve büyükşehirlerin yapmak istediği planları onaylardı.
2011’den sonra raylı sistemlerin yapımı ve teslim edilmesini de
yapıyoruz” diye konuştu.
“FOSİL YAKITLI ARAÇLARI SINIRLANDIRMAK İSTİYORUZ”
Yalçın Eyigün, sözlerinin devamında, “Bir şehir, 500 binleri buluyorsa
raylı sitemin ihtiyacını da üretebilir. Yeşil mutabakata uyan bir şehredönüşüm elbette ki raylı sistemlerle olur. Tramvay aracının içinde kaç
kişiyi taşıyacağımız önemli. 10-15 kişi taşıyan bir minibüs gece 11’e
kadar çalışıyor ama bir tramvay da büyük elektrik enerjisi sarf ediyor.
Yerel ve ulusal bazda buna dikkat ediyoruz. Lastik tekerlekten elektriğe
dönüşümde süper hızlı tren projemiz kent içi değil ama bulunduğumuz
şehre, Sakarya’ya, İstanbul’a ve Ankara’ya hizmet edecek bir proje ile
akaryakıt bazlı tüketim olan fosil yakıtlı araçları sınırlandırmak istiyoruz.
Bu anlamda bütün büyükşehirlerde yürüttüğümüz çalışmalar var” dedi.
“BÜYÜKŞEHİRLERLE İRTİBAT HALİNDEYİZ”
Yalçın Eyigün, yerel yönetimlerle koordinasyon konusunda ise,
“Japonya’da Tokyo yakınlarında Tsukuba hattı vardır. Kentsel geliştirme
ve arazi geliştirmenin ürünü olan bir hat. Yerel yönetimlerle etkileşim ve
koordinasyonu olmazsa olmaz olarak görüyoruz. Kuzey Metro Hattını
beraber planladık. Güney Metro Hattını kendileri planladı ama biz yine
koordinasyon içindeyiz. Sadece biz yaparsak doğru yapmış olmayız.
Bütün büyükşehirlerle irtibatımız daha projenin başında başlıyor. Bu
yollarda beraber yürümek çok doğru” ifadelerini kullandı.
“TOPLU TAŞIMA HER AÇIDAN FAYDALI”
UITP Genel Sekreteri Mohamed Mezghanı ise yönetişim ve finansman
konusunda metro yatırımlarının ilişkisini aktardı. Mezghanı, “Bu konuda
yöneticilerin oynadığı rol önemli. Toplu taşımayı bir yönetim koordine ve
organize ediyor. Belediyeler var ama dünyanın her yerinde belediyeler
müdahale etmiyor. Bizim bir yönetime ihtiyacımız var koordinasyonu
sağlayacak. Raylı sistemlerde aynı zamanda fonlamaları nasıl
yapacağına bakmaları lazım. Toplu taşımanın yararları var ekonomi için
çevre için şehir için. Toplu taşımada kamu fonlarının olması da normal.
Dünyada genelde devlet fonları sağlıyor” diye konuştu.
“PROJE ŞEHİR İÇİN İYİ GÖRÜLMELİ”
Kent içi raylı sistemlerin başarılı bir şekilde uygulanması konusuna da
değinen UITP Genel Sekreteri Mohamed Mezghanı, “Projenin şehre
entegre edilmesi bu projenin etkileri neler olacak bunları görmeye
çalışıyoruz. Bu projelerin regülasyonu politikalarla ilerlemeli. Bazı
şehirlerde bu projelerin siyasi zorluklara rağmen başarılı şekilde
yapıldığını görüyoruz. Projenin şehir için iyi görünmesi önemli. Siyasi
devamlılık sağlanması ve siyasi olarak da desteğe devam edilmesi
gerekiyor” şeklinde konuştu.dönüşüm elbette ki raylı sistemlerle olur. Tramvay aracının içinde kaç
kişiyi taşıyacağımız önemli. 10-15 kişi taşıyan bir minibüs gece 11’e
kadar çalışıyor ama bir tramvay da büyük elektrik enerjisi sarf ediyor.
Yerel ve ulusal bazda buna dikkat ediyoruz. Lastik tekerlekten elektriğe
dönüşümde süper hızlı tren projemiz kent içi değil ama bulunduğumuz
şehre, Sakarya’ya, İstanbul’a ve Ankara’ya hizmet edecek bir proje ile
akaryakıt bazlı tüketim olan fosil yakıtlı araçları sınırlandırmak istiyoruz.
Bu anlamda bütün büyükşehirlerde yürüttüğümüz çalışmalar var” dedi.
“BÜYÜKŞEHİRLERLE İRTİBAT HALİNDEYİZ”
Yalçın Eyigün, yerel yönetimlerle koordinasyon konusunda ise,
“Japonya’da Tokyo yakınlarında Tsukuba hattı vardır. Kentsel geliştirme
ve arazi geliştirmenin ürünü olan bir hat. Yerel yönetimlerle etkileşim ve
koordinasyonu olmazsa olmaz olarak görüyoruz. Kuzey Metro Hattını
beraber planladık. Güney Metro Hattını kendileri planladı ama biz yine
koordinasyon içindeyiz. Sadece biz yaparsak doğru yapmış olmayız.
Bütün büyükşehirlerle irtibatımız daha projenin başında başlıyor. Bu
yollarda beraber yürümek çok doğru” ifadelerini kullandı.
“TOPLU TAŞIMA HER AÇIDAN FAYDALI”
UITP Genel Sekreteri Mohamed Mezghanı ise yönetişim ve finansman
konusunda metro yatırımlarının ilişkisini aktardı. Mezghanı, “Bu konuda
yöneticilerin oynadığı rol önemli. Toplu taşımayı bir yönetim koordine ve
organize ediyor. Belediyeler var ama dünyanın her yerinde belediyeler
müdahale etmiyor. Bizim bir yönetime ihtiyacımız var koordinasyonu
sağlayacak. Raylı sistemlerde aynı zamanda fonlamaları nasıl
yapacağına bakmaları lazım. Toplu taşımanın yararları var ekonomi için
çevre için şehir için. Toplu taşımada kamu fonlarının olması da normal.
Dünyada genelde devlet fonları sağlıyor” diye konuştu.dönüşüm elbette ki raylı sistemlerle olur. Tramvay aracının içinde kaç
kişiyi taşıyacağımız önemli. 10-15 kişi taşıyan bir minibüs gece 11’e
kadar çalışıyor ama bir tramvay da büyük elektrik enerjisi sarf ediyor.
Yerel ve ulusal bazda buna dikkat ediyoruz. Lastik tekerlekten elektriğe
dönüşümde süper hızlı tren projemiz kent içi değil ama bulunduğumuz
şehre, Sakarya’ya, İstanbul’a ve Ankara’ya hizmet edecek bir proje ile
akaryakıt bazlı tüketim olan fosil yakıtlı araçları sınırlandırmak istiyoruz.
Bu anlamda bütün büyükşehirlerde yürüttüğümüz çalışmalar var” dedi.
“BÜYÜKŞEHİRLERLE İRTİBAT HALİNDEYİZ”
Yalçın Eyigün, yerel yönetimlerle koordinasyon konusunda ise,
“Japonya’da Tokyo yakınlarında Tsukuba hattı vardır. Kentsel geliştirme
ve arazi geliştirmenin ürünü olan bir hat. Yerel yönetimlerle etkileşim ve
koordinasyonu olmazsa olmaz olarak görüyoruz. Kuzey Metro Hattını
beraber planladık. Güney Metro Hattını kendileri planladı ama biz yine
koordinasyon içindeyiz. Sadece biz yaparsak doğru yapmış olmayız.
Bütün büyükşehirlerle irtibatımız daha projenin başında başlıyor. Bu
yollarda beraber yürümek çok doğru” ifadelerini kullandı.
“TOPLU TAŞIMA HER AÇIDAN FAYDALI”
UITP Genel Sekreteri Mohamed Mezghanı ise yönetişim ve finansman
konusunda metro yatırımlarının ilişkisini aktardı. Mezghanı, “Bu konuda
yöneticilerin oynadığı rol önemli. Toplu taşımayı bir yönetim koordine ve
organize ediyor. Belediyeler var ama dünyanın her yerinde belediyeler
müdahale etmiyor. Bizim bir yönetime ihtiyacımız var koordinasyonu
sağlayacak. Raylı sistemlerde aynı zamanda fonlamaları nasıl
yapacağına bakmaları lazım. Toplu taşımanın yararları var ekonomi için
çevre için şehir için. Toplu taşımada kamu fonlarının olması da normal.
Dünyada genelde devlet fonları sağlıyor” diye konuştu.
“PROJE ŞEHİR İÇİN İYİ GÖRÜLMELİ”
Kent içi raylı sistemlerin başarılı bir şekilde uygulanması konusuna da
değinen UITP Genel Sekreteri Mohamed Mezghanı, “Projenin şehre
entegre edilmesi bu projenin etkileri neler olacak bunları görmeye
çalışıyoruz. Bu projelerin regülasyonu politikalarla ilerlemeli. Bazı
şehirlerde bu projelerin siyasi zorluklara rağmen başarılı şekilde
yapıldığını görüyoruz. Projenin şehir için iyi görünmesi önemli. Siyasi
devamlılık sağlanması ve siyasi olarak da desteğe devam edilmesi
gerekiyor” şeklinde konuştu.“
AVRUPA RAYLI SİSTEMLERDE YAVAŞ”
Raylı sistemler konusunda planlamanın olabildiğince erken yapılması
gerektiğini belirten Mezghanı, “Kısa vadede planlama yapıp bunu
uygulamaya koymamız gerekiyor. Paydaşlarla bir araya gelmeniz
gerekiyor. Bir tren siteminiz, raylı siteminiz olduğu zaman paydaşların da
kabul etmesi gerekiyor. Şehrin kendi stili var, insanları kendi tarafına
çekmeniz gerekiyor. Avrupa’nın raylı sistem uygulamalarında çok yavaş
olduğunu görüyorum. Bunları nasıl daha iyi optimize edebiliriz ona
bakıyoruz” dedi.
metincengiz


















