Medyacark Haber Sitesi
HV
06 TEMMUZ Pazartesi 18:13

SİZ RAKAM AÇIKLIYORSUNUZ, MİLLET ALIM GÜCÜNE BAKIYOR!..

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, “Siz her zam yaptığınızı açıkladığınızda vatandaş şunu fark ediyor; ekmek küçülüyor, sofra küçülüyor, alım gücü düşüyor... Yani bir ay yetmesi gereken maaş 20 gün yetmemeye, 20 gün yetmesi gereken maaş 10 gün yetmeye başlıyor. Alım gücünün düştüğünü insanlar çok rahatlıkla görebiliyor. Siz güzel güzel nutuklar atıyorsunuz, millet yediğine bakıyor; siz rakam açıklıyorsunuz, millet alım gücüne bakıyor” diye konuştu.

SİYASET
Giriş Tarihi : 06-07-2026 12:45
SİZ RAKAM AÇIKLIYORSUNUZ, MİLLET ALIM GÜCÜNE BAKIYOR!..

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin genel merkezinde düzenlenen
basın toplantısında konuştu. Anahtar Parti’nin yaz boyunca sokakta olacağını ve milletiyle
kucaklaşacağını belirten Ağıralioğlu, özetle şunları söyledi:
ANAHTAR PARTİ’YE ÜYE OLUYORUM DİYEN 38 BİN 700 KİŞİNİN KAYDI VAR
“Temmuz ayı rutin olarak siyasi partilerin üye sayılarının yayımlandığı bir ay. Anahtar
Partimizin de üye sayısı yayımlandı. Bu vesileyle hususi bir bilgiyi de kamuoyuyla paylaşmak
istiyorum; bizim Yargıtay’da, üyelikle ilgili bir mevzuat değişikliği yapıldı ve seri numarası
mecburiyeti getirildi. Elimizde, seri numarası alınmadan ‘Ben Anahtar Parti’ye üye
oluyorum’ diyen 38 bin 700 kişinin kaydı var. Yani Anahtar Parti aslında en çok üye girişi
yapan, en çok üye artışı sağlayan parti sıralamasında ikinci sırada olabilirdi. Bu 38 bin 700
üyemiz, eskiden sadece kimlik numaralarıyla kayıt yapılabildiği için o değişiklikten evvel
kendi kimlik numaralarını vermişler ama seri numaralarını vermemişlerdi. Yeni sistemde
bunu üye olarak kabul etmedikleri için 38 bin 700 üyemiz normal üye olarak kayıt edilemedi.
Anahtar Parti, her geçen gün millet sinesinde bulduğu karşılığı, teveccühü, tebessümü
mensubiyete; mensubiyeti de daha güçlü bir Türkiye idealine ve gayrete dönüştürebilen bir
hassasiyetle büyüyen bir harekettir. Türk siyasetinin önümüzdeki dönem yönetim namzeti
olan en güçlü partilerinden birisidir. Üyelik çalışmalarında emeği geçen bütün teşkilatlarımıza
teşekkür ediyoruz.
NATO ZİRVESİ’NE ÇOK DİKKATLİ BAKACAĞIZ!
NATO toplantısına ev sahipliği yapacağız ve sonuçlarını hassasiyetle takip etmek zorundayız.
Dünyanın çok mühim sorunlarla yüz yüze olduğu, kurumların kendi sorunlarını çözme
kabiliyetini yitirdiği ve yeniden tanımlanmak zorunda kaldığı bir eşiğe geldik. Avrupa Birliği
de yeniden tanımlanmak zorunda, Avrupa’nın güvenlik mimarisi de yeniden tanımlanmak
zorunda... NATO’nun güvenlik şemsiyesinin, Birleşmiş Milletler’in güvenlik algısına nezaret
eden o 5 devletin veto yetkisi dahil her şeyin yeniden konuşulmak zorunda olduğu bir döneme
giriyoruz. Sınır güvenliğimizi sağlayacak, sınırımızın hemen dibinde şımartılan ve
bölgemizdeki azgın hesapların maşası olacağıyla ilgili kaygılarımız olan YPG terör örgütünün
karşısında, sınırı bekleyecek bir kolordunun, bir Altıncı Ordu’nun kurulmasının artık bir

mecburiyet haline geldiğini düşünüyoruz. Orada bir varlık ve irade göstermek zorundayız.
Dolayısıyla NATO’nun buradaki toplantısında kimin ne diyeceğine, kimin kurgusunun ne
olduğuna, Türkiye’ye ne deneceğine, Türkiye’den ne isteneceğine, Türkiye’nin başına yeni
bir çorap mı örüleceğine, her şeye çok dikkatli bakacağız. NATO’ya burada bir ordu tahsis
ediliyor, bir ordu kuruluyor; bunlarla ilgili de bütün düzenlemeleri incelemek zorundayız.
Sebebi şu; uzun zamandır biz NATO’yla ilgili endişelerimizi ifade eden bir milletiz, bir
devletiz. Bize vermeleri gereken silahları PKK’lılara verdiklerini, binlerce TIR silahı oraya
aktardıklarını hükûmet de defalarca söyledi. Dolayısıyla NATO’nun güney kanadındaki
sorumluluklarını yerine getiremeyen bir savrulması var. Güney kanadını bekleyen devletin
tehdit algısını her geçen gün aşındırmayı heves etmiş bir terör örgütünü cesaretlendirmişlerdir.
Burada ciddi endişelerimiz var ve süreci hassasiyetle takip edeceğiz.
BU KADAR MEYDAN OKUMAYA HÜKÛMETTEN ÇIT YOK!
‘Terörsüz Türkiye’ diye başlayan sürecin sahada şahit olduğumuz birtakım nümayişleri var;
DEM yöneticilerinin karıştığı birtakım meydan okumalar var. Güya ‘Öcalan’a hürriyet’ diye
planlanan mitinglerde, memleketteki sükûneti tahrik edecek, huzuru bozabilecek hadsiz
açıklamalar yapılıyor. İçeride 12 kişinin ölümünden sorumlu olarak yatmış, sonra bir kanun
düzenlemesiyle dışarı çıkmış bir terörist çıkıyor ve ‘Burada pişman olmuş insan var mı?
Burada evladım pişman olsun, gelsin ben ona evladım diyeceğim diyen bir aile var mı?’
diyerek meydan okuyor! Şunun bilinmesini isteriz: Terör örgütünün elinde Türk milletine
suikast yapabilmek kabiliyeti, imkânı olarak kullanabileceği bir toplu iğnesi bile
kalmamışken, sanki galipmiş gibi konuşabiliyorlar. Terör örgütünün yöneticileri sanki Türk
devletine diz çöktürmüş gibi sanki biz bu mücadelede yenilmişiz de onlar galip gelmiş gibi
konuşabiliyorlar. Bizim siyaset kadromuzun hissesine de devlet galipken, millet bu
mücadelede galipken; ‘galip milletin, galip devletin, mağlup siyasetçileri’ olmak düşüyor! Bu
kadar meydan okumaya, bu kadar cüretkârlığa karşılık hatırı sayılır bir cevap bekliyoruz; ama
ses yok, çıt çıkmıyor!
KÜRT VATANDAŞLARINIZIN SORUNLARINI TERÖR ÖRGÜTLERİYLE
KONUŞMAK VATANDAŞLARIMIZA HAKARET ETMEKTİR!
Biz dünyada milletler arasında kendisine müstesna bir yer bulabilmiş büyük bir milletiz,
büyük bir devletiz. Dolayısıyla bunun bir sorumluluğu var. Bu standartlarda bir milletin
hizmetini görüyorsanız, onun sizden beklediği bir ciddiyet vardır. Türkiye’de yaşanılan
süreci, enstrümanlarını, muhataplıklarını, konuşan aktörleri ve söylediklerini memleketin
bütünlüğüne halel getirdiği için endişeyle izliyoruz. Milletinizin demokratik taleplerini
dinleyebilirsiniz; hakkının yendiğini düşünen insanlarınızın itirazlarına kulak kesilebilirsiniz.
Onları ikna edebilir, sorunlarına cevap verebilir, kendi milletinizin sorunlarıyla
yüzleşebilirsiniz. Siz kendi vatandaşınızın sorununu ancak kendisinden dinleyebilirsiniz. Yani
Kürt vatandaşlarımızın sorunları varsa, bunu yine kendi vatandaşlarımızla konuşabilmelisiniz.
Kürt vatandaşlarınızın sorunlarını terör örgütleriyle konuşursanız, bu o vatandaşlarımıza
hakaret etmektir; bu, vatandaşlarınızı gözden çıkarmaktır. Terör örgütü üzerinden, terör
örgütünün kurucusu üzerinden kendi vatandaşınıza hak vermeye kalkarsanız; bu, ‘Hak arayan
herkes terör yapsın’ davetiyle o kirli alanı muhatap kabul ettiğinizi beyan etmektir.
Dolayısıyla; hakkı varsa, hakkının yendiğini söylüyorsa vatandaş bunu kendi dile

getirebilmeli, terör örgütleri devletin muhatabı haline getirilmemelidir. Sürecin başından
sonuna kadar biz bu hassasiyet merkezinde durduk.
İşsizlik rakamları açıklandı; işsizlik rakamlarında ciddi bir artış var, bu da en büyük
sorunlarımızdan biri. İşsizlik yüzde 8 açıklandı; fakat geniş tanımlı işsizlik yüzde 31’e çıkmış
durumda. Yüzde 31! 2020 yılında bu oran yüzde 17’ydi. Dolayısıyla ‘iş aramaktan
vazgeçenleri’, sırf iş aramayı bıraktıkları için istatistiki olarak ‘işi var’ sayma kolaycılığı,
kurumların işine geliyor olabilir. Ama siz; iş aramaktan vazgeçenlerin, yaşamaktan canına
kıyacak kadar kahırlı olmaktan, yurdu terk edecek kadar memleketinden umudu kesmekten
bahsetmiyorsanız... Toplamı artık milyonları bulan, 13 milyon gencimizin işsizliğinden
bahisle bir şey konuşmuyorsanız memleketinizi yönetemiyorsunuz demektir.
SORUMSUZ BİR SİYASET PRATİĞİ VAR!
Enflasyonu kontrol edemiyor, enflasyonu düşüremiyorsunuz. Emeklinizi ve asgari ücretlinizi
enflasyona ezdiriyorsanız ‘memleketi yönetemiyorsunuz’ demektir. Devletin gelirlerine zam
yaparken yüzde 45’lere, yüzde 50’lere varan oranlar belirliyor; vatandaşınızın ücretlerine zam
yaparken ise müdahale edilmiş enflasyon oranında artış yapıyorsunuz. Milletin alım gücü
düşüyor. Siz her zam yaptığınızı açıkladığınızda vatandaş şunu fark ediyor; ekmek küçülüyor,
sofra küçülüyor, alım gücü düşüyor, yaşam kalitesi düşüyor, toplumun ay içinde kendini
planlama kabiliyeti yok oluyor. Yani bir ay yetmesi gereken maaş 20 gün yetmemeye, 20 gün
yetmesi gereken maaş 10 gün yetmeye başlıyor. Alım gücünün düştüğünü insanlar çok
rahatlıkla görebiliyor. Siz güzel güzel nutuklar atıyorsunuz, millet yediğine bakıyor; siz rakam
açıklıyorsunuz, millet alım gücüne bakıyor. Dolayısıyla memleket, uzunca zamandır aslında
odaklanması ve çözmesi gereken sorunlara odaklanamıyor. Odaklanması gereken yapısal
sorunlardan ziyade, aktüel ve gündelik avantaj kollayan sorumsuz bir siyaset pratiği
sergileniyor.
ANAHTAR PARTİ YAZ BOYUNCA SAHADA OLACAK…
Anahtar Parti; şu anda siyasetin neyi çözemediğini, niye çözemediğini, memleketin niçin bu
kadar enflasyonla, niçin bu kadar faizle, niçin bu kadar istihdam problemiyle karşı karşıya
olduğunu bilebilen, bunlarla ilgili ayakları yere basan bir sistem teklif edebilen bir yerden
milletin kalbine doğru her geçen gün yürüyor ve büyüyor. Bu çerçevede çalışmalarımıza
devam edeceğiz. Anahtar Parti yazın sahada olacak. Önümüzdeki dönemin hazırlıklarını
yapıyoruz; seçim ne zaman olacak bilmiyoruz ama seçimin de hazırlığına şimdiden başladık.
Biz İzmir’den seçim otobüsüne binmiştik. Şimdi meydan meydan milletimizle buluşacağız,
milletimizin sorunlarını konuşacağız. Hükûmetin duymasını istediğimiz, fakat duymadığı için
umursamadığı sorunlarını gür sesle duyuracağız. Çözülmesine vesile olduklarımızı hükûmet
çözsün; yeter ki çözsünler, milletin nefes almasına vesile olacağız. Çözemezlerse biz
milletimize, ‘Endişe etmeyin, biz buradayız, hazırız’ diye her kademede çağrıda bulunacağız.
TAŞERON İŞÇİLERİN SORUNLARINI ÇÖZÜN…
Kamuda çalışan taşeron işçiler 138 bin kişi… Aynı işi yapıyorlar ama farklı ücret ve farklı
özlük haklarıyla karşı karşıyalar, kötü muamele görüyorlar. Durumlarının düzeltilmesini
istiyorlar. Kamuda çalışan bu işçilere kadro verilmesini istiyoruz. ‘Bunu bu kadar net söyler
misiniz?’ dediler; bunu bu kadar net söylüyorum! Yani kamuda çalışan taşeron işçilerimizin
138 bin kişi olduğunu herkes bilsin. Bunların kamuda yaptıkları iş itibarıyla aldıkları ücret ile
üstlendikleri risk arasında uçurum var. Statülerinin kadroyla birleştirilmesini, şartlarının
düzeltilmesini talep ediyorlar. Bunu talep etmeye, tekrar etmeye de devam edeceğim; ta ki
çözene kadar. Çözmezseniz, biz memleket yönetimini devraldık mı çözeceğiz inşallah.”

metincengizmetincengiz

YORUMLAR