Medyacark Haber Sitesi
HV
13 HAZİRAN Cumartesi 18:37

Bayrak: Markette satılan 1 Litre Suyla, 1 Litre Süt Alabiliyoruz

SATSO 4. Meslek Komitesi (Tarım Ürünleri Üretimi ve Ticareti) Meclis Üyesi Ahmet Bayrak; "Devlet kendi alacaklarından vazgeçmeden, vatandaşın tüm alacaklarından vazgeçmesini talep etmemeli. Buradaki tüm sanayiciler üreticilerin bundan 5 sene önce, üretim maliyetindeki işçilik parametresi maksimum %15’ti.  Şimdi ise %30’lara vardı." dedi.

EKONOMİ
Giriş Tarihi : 17-07-2025 14:26
Bayrak: Markette satılan 1 Litre Suyla, 1 Litre Süt Alabiliyoruz

4. Meslek Komitesi (Tarım Ürünleri Üretimi ve Ticareti) Meclis Üyesi Ahmet Bayrak “En sıkıntılı meslek grubu bizim meslek grubu galiba. Çünkü en çok problemler bizde yaşanıyor. Tarım ve hayvancılık ile alakalı, bütün problemlerin üzerine bir de 2 senedir ciddi bir iklim krizi ile karşı karşıyayız.  Kuraklık ve don olaylarından sonra bunların yansımalarını görmek üzereyiz.  Artık fakirin yiyeceği bir meyve olduğunu düşünmüyoruz. Herkes pazarda marketlerde meyve fiyatlarını görünce donun etkisini anladı. Artık kuraklığa karşı sulamanın , damlama sulamalarının , yer altı sulamalarının bölgemizde de çok ciddi bir şekilde yapılması gerektiği ortaya konuldu . Bunlar bizi gelecekte tehdit eden büyük tarımsal sorunlar” dedi.

Önümüzdeki sene gıda enflasyonunu geleceği nokta ile ilgili de değerlendirmede bulunan Meclis Üyesi Bayrak, “Şu hafta içerisinde Sakarya’ya gelen besilik danaların, ithal danaların fiyatları çiftliğe maliyeti 250 lira canlı olarak,  bu da şu demek oluyor; Karkas et maliyetinin 500 TL olması anlamına geliyor.  Sene sonuna kadar enflasyon ve dolar baskısıyla bunun kesimin 600 TL olacağı var sayılırsa, kıyma fiyatlarının neredeyse 1000 TL civarına yaklaşacağını ön görüyoruz. Biz bundan 7,8 sene önce 1 kg domatesle 1 litre süt alabiliyorduk. Şu anda ise 1 kilo domates ile 3 litre süt alabiliyoruz. Markette satılan 1 litre suyla, 1 litre süt alabiliyoruz.

Bir sanayi kuruluşu iflas ederse bunu başka bir yatırımcının alıp devam ettirebilme ihtimali var. Ama bu bir hayvancılık işletmesinde asla böyle olmuyor. Hayvancılık işletmelerinde iflas edenler ve bu sektörden çıkanlarım hiçbiri bu sektöre kesinlikle dönmüyor. Sektörü tehdit eden en önemli iş, tarım ve hayvancılığın 3,4 senedir gıda enflasyonuna ve maliye bakanlığının politikalarına boyun erdirilmesinden kaynaklı. Eğer enflasyonu düzeltmek istiyorsak kamu harcamalarından, kamu zamlarından vazgeçmek zorundayız. Devlet kendi alacaklarından vazgeçmeden, vatandaşın tüm alacaklarından vazgeçmesini talep etmemeli. Buradaki tüm sanayiciler üreticilerin bundan 5 sene önce, üretim maliyetindeki işçilik parametresi maksimum %15’ti.  Şimdi ise %30’lara vardı.

Tarım ve hayvancılık sektörü ile alakalı en büyük problemimiz şu biz ham maddelerimizi özellikle slaşı sonbahara girerken alırız Ağustos eylül aylarında alırız. Burada ki en büyük kullanılan parametrelerden biri ziraat bankasının tarımsal kredileri. Ama bu sene tarımsal kredileri alabilecek esnaf kaldığı konusunda da çok ciddi spekülasyon var. Eğer bu sezonun sonunda biz bunları stoğa koyamazsak çok ciddi sorunlar yaşayacağımızı düşünüyorum. Tarımsal işletmelerin bazılarının üzerlerinde GES santralleri var Bu GES santrallerinin mahsuplarının aylık olarak yapılmasını istemiyoruz. Çünkü biz yazın üretiyoruz kışın daha çok tüketiyoruz. Bizden üretileni yarı fiyatına satın alıyor. Bize 2 katına kışın satıyor. Bu doğru bir çözümleme değil. Bence mahsubun senelik olarak yapılması gerekiyor.” dedi

HABER MERKEZİHABER MERKEZİ

YORUMLAR