"Neden bizde hep vaat siyaseti kazanır?"

Yalçın Kaynak

27-11-2025 13:32

​Şimdi oturalım, dürüst konuşalım. Bizim siyasetimizin, yerel yönetimlere kadar inen, tek bir altın kuralı var: Vaat Satmak! Bakın, olay çok basit. İnsan doğası diyor ki, gerçeğin o tatsız, soğuk formülünü dinlemektense, kendini iyi hissettirecek tatlı bir hayale sarıl. O yüzden bizim siyasetimiz bir Vaat Coğrafyası. Bu kural, her seçimi domine ediyor.

​Toplumsal psikolojinin özeti şudur: Vatandaş, belediye bütçesinin kısıtlı olduğunu, altyapı sorunlarının zorluğunu falan dinlemek istemiyor. Bu yüzden bir aday çıkıp da, "Elimizdeki imkânlarla ancak bu işleri yapabiliriz" dediğinde, biz onu hemen itiyoruz. O adam Gerçekçi Olan. Bizi, korktuğumuz o çıplak gerçekle yüzleştirdiği için cazibesi yok. Fakat diğeri, yani Vaat Veren Aday, hemen sahneyi kapıyor. O bağırır: "Ben seçilirsem, buraya yeni Dubai kuracağım, size bedava hizmet vereceğim!" Bu, sadece laf değil, halka sunulan saf bir duygusal dopingdir. Seçmen, o anda, o devasa hayale sarılıyor, umutla doluyor. Bu dinamik, evrensel gerçeği gösteriyor: Umut, akıldan her zaman daha güçlüdür.

​Peki, sadece bu mu? Hayır. Yerel siyasetin bir de arka bahçesi var: Engelleme Sanatı. Yönetmeye talip olan muhalif kanat, seçime doğru giderken mevcut yönetimin hizmetlerinin önünü kesmeye çalışır. Merkezi otoritedeki (veya meclisteki) gücünü kullanarak, iktidarın yapabileceği işleri bile yavaşlatmaya çalışır. Neden? Çünkü mevcut yönetimi kasıtlı olarak başarısız bırakmak gerekiyor. Böylece muhalif, hem rakibini kötü gösterir hem de kendi vaatlerine zemin hazırlar: "Bakın, onlar yapamadı çünkü engellendim. Ama biz gelirsek, o vaatleri gerçekleştireceğiz!" Sonuçta biz, iki hayal satıcısının arasında kalıyoruz. Kısa vadede en çok alkışı ve ilgiyi, en büyük hayali kurduran yerel yönetici adayı toplar. Çünkü tercihimizi, kısa vadede bizi iyi hissettiren vaatler üzerinden yapıyoruz.

​Ancak siyasetin vicdanı, yerel düzeyde çok çabuk tecelli eder. Tüketilen her hayal ve unutulan her vaat, mahallede hızla hayal kırıklığına döner. Uzun vadede mahallelinin zihninde kalanlar, devasa ama boş vaatler verenler değil, gerçeği söyleyip elinden geleni dürüstçe yapanlardır. Ne yazık ki, o dürüst adayın kapısı, önce bizim elimizle kapanır.
 

DİĞER YAZILARI "NEDEN ALİ İNCİ?" 01-01-1970 03:00 "HALKIN İÇİNDE OLMADAN HALK ANLAŞILAMAZ!" 01-01-1970 03:00 Bir Adım Geri Çekil Vekil Ali: "Bırak İzini Silemesinler!" 01-01-1970 03:00 "Bir Kaymakam Geldi, Makam Halkın Kapısı Oldu" 01-01-1970 03:00 "NE OLUYOR BU ÜLKEDE?" NE OLUYOR BU ÜLKEDE? 01-01-1970 03:00 "Emekli Bir Belediye Çalışanının Duygu ve Düşünceleri ve de Basına Çağrısı" 01-01-1970 03:00 BELEDİYECİ ARKADAŞLAR… 01-01-1970 03:00 "KOLTUK SEVDASININ KÖR ETTİKLERİNE…" 01-01-1970 03:00 "Kudret Holat: Bir Muhtardan Çok Daha Fazlası!" 01-01-1970 03:00 HENDEK SİYASETİNDE “AKIL TUTULMASI” VE GÖLGE OYUNLARI 01-01-1970 03:00 “VASIFSIZ DEDİKLERİNİZ, DÜNYAYI TEMİZ TUTAN GERÇEK VASIFLILARDIR!” 01-01-1970 03:00 Hendek'te seçimlerin kaderini Hendek Belediyesi Personeli Belirler 01-01-1970 03:00 HENDEK'TE YİNE BALIN PEŞİNDE KANATLI KARINCALAR! 01-01-1970 03:00 Biri kazandı Hendek kaybetti 01-01-1970 03:00 Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner! 01-01-1970 03:00 Dualı çayırlardan, beddualı çayırlara! 01-01-1970 03:00 Hangisi daha kaliteli: Lig Güreşleri mi? Yerel Güreşler mi? 01-01-1970 03:00 Ne Rıza, Ne de Ali! 01-01-1970 03:00 HAYRET EDİYORUM, AKLIM ALMIYOR! 01-01-1970 03:00 Devlete açık mektup! 01-01-1970 03:00 Yörük Ali Destanı 01-01-1970 03:00 Neden? Makam sahibi ve para babaları önünde boyun eğenler var? 01-01-1970 03:00 NİYET OKUYUCULAR! 01-01-1970 03:00 Toroslara mı çıktın Ali? 01-01-1970 03:00 Ne olmak, ne olmamak gerek? 01-01-1970 03:00 Vekillere mektup var! 01-01-1970 03:00 Merak ediyorum ve soruyorum! 01-01-1970 03:00 MİNDERDE PEŞREV ÇEKEN TÜRK 01-01-1970 03:00 Ne yaptın sen Mustafa? 01-01-1970 03:00 Yakışır Karapürçek'e 01-01-1970 03:00 Türkiye'nin gözü, kulağı Sakarya'da. Sakarya'nın siyasileri, hamileri, abileri, nerede? 01-01-1970 03:00 KİM KAZANDI? KİM KAYBETTİ? 01-01-1970 03:00 İçimden geldi okumasanız da ben yazayım! 01-01-1970 03:00 Sözüm güreş camiasına 01-01-1970 03:00 Yanlış Yer, Yanlış Zaman Başpehlivanlar 01-01-1970 03:00 Şapkalı amca sen haklısın, İsmail Pehlivan sen de haklısın 01-01-1970 03:00 Pehlivana sen gel, sen gelme denilirmiş! 01-01-1970 03:00 Ne umduk ne bulduk 01-01-1970 03:00 Ters köşe yaptın sen beni başkan! 01-01-1970 03:00 Şampiyon burada Hendek'li nerede? 01-01-1970 03:00 Orada bir usta var çok uzakta 01-01-1970 03:00 Cemil'e imkânsız de! 01-01-1970 03:00 Pehlivan! Geliyor gelmekte olan 01-01-1970 03:00 Sözüm kim'e? 01-01-1970 03:00 Sizce kim haklı? 01-01-1970 03:00 KEMER KİMİN? 01-01-1970 03:00 KİM BU DEMİR ADAM 01-01-1970 03:00 KARA YILAN OSMAN AYNUR 01-01-1970 03:00 Gölcük'lü Nedim Pehlivan 01-01-1970 03:00 Altı yapısı olmayanın, üst yapısı sağlam da değildir 01-01-1970 03:00 O bir koca yörük 01-01-1970 03:00 Yine Samsun ve yine bir yiğit 01-01-1970 03:00 KOCA USTA GAZANFER KAHVECİ 01-01-1970 03:00 Faruk Akkoyun Pehlivan 01-01-1970 03:00 Onlar Ailecek Pehlivan: Anne, Baba, Oğul Pehlivan 01-01-1970 03:00 Yağlı güreş ve usta 01-01-1970 03:00 Bir ol da gel 01-01-1970 03:00 Pehlivan Yatağı Samsun (Fatih Atlı) 01-01-1970 03:00 Çay Ocağından Er Meydanlarına 01-01-1970 03:00 Bizde Yiğitler Bitmez: "Sarı Dev Karamürsel'li Boşnak Hüseyin" 01-01-1970 03:00 Yağlı Güreş ve Askerlik 01-01-1970 03:00 Dün Mustafa Bük'tü, Bugün Recep Kara! 01-01-1970 03:00 Feda-Kâr Vefa-Kâr 01-01-1970 03:00 KİM BU KILICI TUTAN EL? 01-01-1970 03:00 Er Meydanlarımızı Pehlivansız Bırakma Başkanım 01-01-1970 03:00 DELİ HİKMET 01-01-1970 03:00 Kispet olursa, kısmet de olur! 01-01-1970 03:00 İsa'yı ararken, Musa'dan mı olduk! 01-01-1970 03:00 Yirmisinde Genç Aslan, Kırkbeşinde Yorgun Aslan 01-01-1970 03:00 KAYBETTİK 01-01-1970 03:00 Birçok suçlu var, bir de suçsuz var, kim suçlu, kim suçsuz! 01-01-1970 03:00 DERDİMİZ BAĞCIYI DÖVMEK DEĞİL 01-01-1970 03:00 YAĞLI GÜREŞ VE BUKALEMUN 01-01-1970 03:00 CÖMERTLİK SADECE PARA İLE Mİ? GÜÇ İLE Mİ? MAKAM İLE Mİ? OLUR 01-01-1970 03:00 Kitabın ortasından konuşmaya devam edeceğiz 01-01-1970 03:00 Yoruldun be Ali! 01-01-1970 03:00 Feda "Kâr" 01-01-1970 03:00 Başpehlivanlık mı? Boşpehlivanlık mı? 01-01-1970 03:00 Vakti Geldiğinde Konuşacağız 01-01-1970 03:00