Medyacark Haber Sitesi
Medyacark Haber Sitesi
KÖŞE YAZISI

Paranın Geçmediği Pazarda Kaybolan İnsanlık

Hüseyin Güner Hüseyin Güner Yazarın tüm yazıları
25-09-2025 15:14 1 dk okuma
Paylaş:

Bir pazar yerini hayal edin… Tezgâhlarda meyveler, sebzeler, rengârenk baharatlar dizili. Bir yanda taze ekmek kokusu, diğer yanda çocukların kahkahası… Fakat bütün bu canlılığın içinde bir şey yok: Mutluluk satılmıyor. Çünkü mutluluk, ambalajlanamayan, fiyat etiketi yapıştırılamayan, kredi kartına taksitlenemeyen tek değer.

Bugün “iyi bir yatak” alabiliyoruz, ama huzurlu bir uykuya ulaşamıyoruz. “Şık bir ev” satın alıyoruz, ama mutlu bir yuva kuramıyoruz. En yeni telefonları, en pahalı arabaları topluyoruz; fakat hâlâ eksik bir şey var. Neden?

Çünkü insanlar bir noktadan sonra “yaşamı tüketilebilir nesnelerle doldurma” yanılsamasına kapıldılar. Tarih boyunca insanın öncelikleri farklıydı: Topluluk içinde kabul görmek, sevdikleriyle güvenle yaşamak, doğayla uyum içinde olmak. Oysa modern çağda bütün bunların yerini vitrinler aldı. “Başarılı mıyım?” sorusu, çoğu zaman “Ne kadar param var, ne kadar gösterişli yaşıyorum?” sorusuna indirgeniyor.

Aslında sorun tam da burada başlıyor. Mutluluk bir sonuç değil, bir süreçtir. Yaşadığın anın kıymetini bilmek, sofradaki ekmeğin tadını alabilmek, göz göze bakıp içten gülümseyebilmek… Bunlar pazardan alınmaz, fabrikada üretilmez. Bunlar insan ilişkilerinde, sabırda, emekte, paylaşımda saklıdır.

Peki insanlar ne zaman bu hale geldi? Belki de sanayi devrimiyle başlayan tüketim kültürü, reklamların telkiniyle hızlandı. Belki de biz, kolay olanı seçtik: Yuvamızda eksik olan sevgiyi konuşarak, emek vererek tamamlamak yerine, yeni bir mobilya almayı tercih ettik. İçimizdeki boşluğu yüzleşerek doldurmak yerine, dışarıdan parıltılı şeylerle süslemeye çalıştık.

Ama hâlâ geç değil. Unutmayalım: Pazarda satılmayan şeyler, hayatta en değerli olanlardır. Bir dostun omzunda huzur bulmak, çocuğunun gözlerindeki güveni görmek, sevdiğinle aynı sofrada sessizce oturabilmek… İşte gerçek zenginlik bunlardır.

Belki yeni bir yatak daha alırız, ama huzurlu bir uykuya yine de sahip olamayız. O uyku, ancak içimizdeki gürültüyü susturabildiğimizde gelir. Ve belki de hayatın sırrı budur: Eşyaların değil, insanların kıymetini bilmek.

Bu yazıdaki görüşler yazarına aittir, Medyacark Haber Sitesi yayın politikasını yansıtmayabilir. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

Hüseyin Güner — Diğer Yazıları

Tümü

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.