Bir Adım Geri Çekil Vekil Ali: "Bırak İzini Silemesinler!"

Yalçın Kaynak

27-01-2026 10:59

Yanlış yapıyorsun Vekil Ali, yanlış yaşıyorsun… Bu şehrin ve bu ülkenin her elini sen sıkmak, her cenazesinde en ön safta omuz vermek, her cemiyetin yükünü tek başına sırtlanmak zorunda değilsin. Her hasta yatağının başında sen, her imkânsız projenin temelinde sen…

Her spor dalında; Olimpiyat, Dünya, Avrupa şampiyonlarının, antrenörlerinin üzerinde senin elin… Avrupa şampiyonlarına araba, dünya şampiyonlarına ev, olimpiyat şampiyonlarına dayalı döşeli konutlar verilen bir dönemden geliyoruz. Üstelik o dönem sadece bir ilçe belediye başkanlığı dönemi. Çıta o kadar yükseğe kondu ki…

Başkanlığı bırakıp vekilliğe gideli 15 yıl oldu. Bugün hâlâ Avrupa şampiyonları var, dünya şampiyonları var, hatta olimpiyat şampiyonları var. Ama gelinen noktada şampiyonların aldığı en büyük ödül çeyrek altın. Başladığın yerde çıta tavan, bıraktığın yerde zemin boş. Sen koşuyorsun, rakiplerin hiç yorulmadan yürüyor. Peki bu düzen seni kimseye sevdirir mi? Her kavganın tam ortasında yine sen varsın. 15 Temmuz’da olduğu gibi… Merminin, namlunun önünde yine sen. Neden?

Türkî Cumhuriyetler’den Türkiye’nin en ücra köylerine, Sakarya’nın mahallelerinden kahvehanelerine, pastanelerinden en kuytu köşelerine kadar her yerde en önde yürümeyi bir mecburiyet sanıyorsun. İmkânsız görünen hayallerin mimarı olmayı, her zor işe gövdeni koymayı kendine görev biliyorsun.
Ama yanılıyorsun. Senin meşhur bir sözün var: “Benim geri vitesim olmaz. Bir yola çıktıysam ardıma bakmam; kim geliyor, kim gelmiyor diye saymam.”

İşte en büyük yanılgın, en derin hatan tam da burada başlıyor Vekil Ali. Sen durmadan koşuyorsun. Türkiye’nin dört bir yanında iz bıraktığını sanıyorsun. Oysa gerçek çok başka: Sen önde nefes nefese koşarken, arkandakiler hiç yorulmadan, hiç yıpranmadan, son derece konforlu bir yürüyüş yapıyor. Daha da acısı şu: Sen koştukça, onlar senin attığın büyük adımları siliyor. Açtığın yola kendi küçük izlerini bırakıyorlar.

Sen rüzgârı göğüsleyen “kötü polis” oluyorsun, Onlar senin açtığın tertemiz yolda yürüyüp “iyi polisi” oynuyor. Bu kadar net. Şimdi bir dur Vekil Ali… Bir yavaşla. Hatta mümkünse bir adım geri çekil de, şu geriden gelip senin izlerini silenleri, hazır yola çökenleri bir görelim. Biraz da onlar koşsun. Biraz da onlar yorulsun. Yol açmanın bedelini bir de onlar ödesin ki, zahmetsiz rahmet olmayacağını iliklerine kadar hissetsinler. Bırak, vatandaşla onlar yüz yüze gelsin. Kulakları gerçek sitemleri duysun. Her soruna, her sıkıntıya, her zora biraz da onlar muhatap olsun.

“Ben duramam” diyorsan, en azından onlar gibi yürü. Bırak biraz da onlar önden gitsin. Mesela Uzun Ali yürüsün önden. Sakarya’nın diğer vekilleri yürüsün. İster Cumhur olsun ister Millet İttifakı, fark etmez.
Gitsinler ve gerçeklerle yüzleşsinler. Asgari ücretlinin derdiyle, emeklinin feryadıyla, dar gelirlinin çıkmazıyla bir de onlar muhatap olsun. Çünkü vatandaşın gözünde artık tek bir gerçek var: Ne iktidar iktidarlığını tam yapabiliyor, Ne de muhalefet muhalefetliğini… Boş ver Vekil Ali, artık yavaşla. Selektör yapma önündeki araca. Yakma o çakarları.

Yetişmen gereken yerlere bu kadar telaşla yetişme. Her cenazeye, her düğüne, her cemiyete şahitlik etmek zorunda değilsin. Her yeni evlenen çiftin elini sen sıkma. Her yeni dükkânın kurdelesini sen kesme. Bırak “gelmedi” desinler. Bırak “geç kaldı” desinler. Ne yaparsan yap, ne kadar koşarsan koş; zaten bir şey diyecekler. Ama kendini harcatma. İzini sildirme. Şimdi bu sözleri, Vekil Ali’den en çok zarar gören biri olarak mı söylüyorsun? Evet, ben söylüyorum. Ama mesele şahsi değil. Genel anlamda baktığımda düşüncelerim dün de böyleydi, bugün de böyle.

Şahsi meseleye gelince… O artık onunla benim aramda bile değil. Ben aramızdaki meseleyi Allah’a havale ettim. Rabbim her şeyi görendir, bilendir. Kimsenin hakkını kimsede bırakmaz. Hendek’te geçen dört belediye başkanlığı döneminde tercihim Başkan Ali’ydi. Sakarya’da ise son iki dönemde, milletvekilliği için adını açıkça söyleyenlerdenim: Vekil Ali. Dün de bunu söyledim, bugün de söylüyorum.

Saygılarımla...

DİĞER YAZILARI "NEDEN ALİ İNCİ?" 01-01-1970 03:00 "HALKIN İÇİNDE OLMADAN HALK ANLAŞILAMAZ!" 01-01-1970 03:00 "Bir Kaymakam Geldi, Makam Halkın Kapısı Oldu" 01-01-1970 03:00 "NE OLUYOR BU ÜLKEDE?" NE OLUYOR BU ÜLKEDE? 01-01-1970 03:00 "Emekli Bir Belediye Çalışanının Duygu ve Düşünceleri ve de Basına Çağrısı" 01-01-1970 03:00 BELEDİYECİ ARKADAŞLAR… 01-01-1970 03:00 "KOLTUK SEVDASININ KÖR ETTİKLERİNE…" 01-01-1970 03:00 "Kudret Holat: Bir Muhtardan Çok Daha Fazlası!" 01-01-1970 03:00 "Neden bizde hep vaat siyaseti kazanır?" 01-01-1970 03:00 HENDEK SİYASETİNDE “AKIL TUTULMASI” VE GÖLGE OYUNLARI 01-01-1970 03:00 “VASIFSIZ DEDİKLERİNİZ, DÜNYAYI TEMİZ TUTAN GERÇEK VASIFLILARDIR!” 01-01-1970 03:00 Hendek'te seçimlerin kaderini Hendek Belediyesi Personeli Belirler 01-01-1970 03:00 HENDEK'TE YİNE BALIN PEŞİNDE KANATLI KARINCALAR! 01-01-1970 03:00 Biri kazandı Hendek kaybetti 01-01-1970 03:00 Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner! 01-01-1970 03:00 Dualı çayırlardan, beddualı çayırlara! 01-01-1970 03:00 Hangisi daha kaliteli: Lig Güreşleri mi? Yerel Güreşler mi? 01-01-1970 03:00 Ne Rıza, Ne de Ali! 01-01-1970 03:00 HAYRET EDİYORUM, AKLIM ALMIYOR! 01-01-1970 03:00 Devlete açık mektup! 01-01-1970 03:00 Yörük Ali Destanı 01-01-1970 03:00 Neden? Makam sahibi ve para babaları önünde boyun eğenler var? 01-01-1970 03:00 NİYET OKUYUCULAR! 01-01-1970 03:00 Toroslara mı çıktın Ali? 01-01-1970 03:00 Ne olmak, ne olmamak gerek? 01-01-1970 03:00 Vekillere mektup var! 01-01-1970 03:00 Merak ediyorum ve soruyorum! 01-01-1970 03:00 MİNDERDE PEŞREV ÇEKEN TÜRK 01-01-1970 03:00 Ne yaptın sen Mustafa? 01-01-1970 03:00 Yakışır Karapürçek'e 01-01-1970 03:00 Türkiye'nin gözü, kulağı Sakarya'da. Sakarya'nın siyasileri, hamileri, abileri, nerede? 01-01-1970 03:00 KİM KAZANDI? KİM KAYBETTİ? 01-01-1970 03:00 İçimden geldi okumasanız da ben yazayım! 01-01-1970 03:00 Sözüm güreş camiasına 01-01-1970 03:00 Yanlış Yer, Yanlış Zaman Başpehlivanlar 01-01-1970 03:00 Şapkalı amca sen haklısın, İsmail Pehlivan sen de haklısın 01-01-1970 03:00 Pehlivana sen gel, sen gelme denilirmiş! 01-01-1970 03:00 Ne umduk ne bulduk 01-01-1970 03:00 Ters köşe yaptın sen beni başkan! 01-01-1970 03:00 Şampiyon burada Hendek'li nerede? 01-01-1970 03:00 Orada bir usta var çok uzakta 01-01-1970 03:00 Cemil'e imkânsız de! 01-01-1970 03:00 Pehlivan! Geliyor gelmekte olan 01-01-1970 03:00 Sözüm kim'e? 01-01-1970 03:00 Sizce kim haklı? 01-01-1970 03:00 KEMER KİMİN? 01-01-1970 03:00 KİM BU DEMİR ADAM 01-01-1970 03:00 KARA YILAN OSMAN AYNUR 01-01-1970 03:00 Gölcük'lü Nedim Pehlivan 01-01-1970 03:00 Altı yapısı olmayanın, üst yapısı sağlam da değildir 01-01-1970 03:00 O bir koca yörük 01-01-1970 03:00 Yine Samsun ve yine bir yiğit 01-01-1970 03:00 KOCA USTA GAZANFER KAHVECİ 01-01-1970 03:00 Faruk Akkoyun Pehlivan 01-01-1970 03:00 Onlar Ailecek Pehlivan: Anne, Baba, Oğul Pehlivan 01-01-1970 03:00 Yağlı güreş ve usta 01-01-1970 03:00 Bir ol da gel 01-01-1970 03:00 Pehlivan Yatağı Samsun (Fatih Atlı) 01-01-1970 03:00 Çay Ocağından Er Meydanlarına 01-01-1970 03:00 Bizde Yiğitler Bitmez: "Sarı Dev Karamürsel'li Boşnak Hüseyin" 01-01-1970 03:00 Yağlı Güreş ve Askerlik 01-01-1970 03:00 Dün Mustafa Bük'tü, Bugün Recep Kara! 01-01-1970 03:00 Feda-Kâr Vefa-Kâr 01-01-1970 03:00 KİM BU KILICI TUTAN EL? 01-01-1970 03:00 Er Meydanlarımızı Pehlivansız Bırakma Başkanım 01-01-1970 03:00 DELİ HİKMET 01-01-1970 03:00 Kispet olursa, kısmet de olur! 01-01-1970 03:00 İsa'yı ararken, Musa'dan mı olduk! 01-01-1970 03:00 Yirmisinde Genç Aslan, Kırkbeşinde Yorgun Aslan 01-01-1970 03:00 KAYBETTİK 01-01-1970 03:00 Birçok suçlu var, bir de suçsuz var, kim suçlu, kim suçsuz! 01-01-1970 03:00 DERDİMİZ BAĞCIYI DÖVMEK DEĞİL 01-01-1970 03:00 YAĞLI GÜREŞ VE BUKALEMUN 01-01-1970 03:00 CÖMERTLİK SADECE PARA İLE Mİ? GÜÇ İLE Mİ? MAKAM İLE Mİ? OLUR 01-01-1970 03:00 Kitabın ortasından konuşmaya devam edeceğiz 01-01-1970 03:00 Yoruldun be Ali! 01-01-1970 03:00 Feda "Kâr" 01-01-1970 03:00 Başpehlivanlık mı? Boşpehlivanlık mı? 01-01-1970 03:00 Vakti Geldiğinde Konuşacağız 01-01-1970 03:00