Medyacark Haber Sitesi
HV
16 HAZİRAN Salı 11:03

"Neden bizde hep vaat siyaseti kazanır?"

Yalçın Kaynak
Yalçın Kaynak
Giriş Tarihi : 27-11-2025 13:32

​Şimdi oturalım, dürüst konuşalım. Bizim siyasetimizin, yerel yönetimlere kadar inen, tek bir altın kuralı var: Vaat Satmak! Bakın, olay çok basit. İnsan doğası diyor ki, gerçeğin o tatsız, soğuk formülünü dinlemektense, kendini iyi hissettirecek tatlı bir hayale sarıl. O yüzden bizim siyasetimiz bir Vaat Coğrafyası. Bu kural, her seçimi domine ediyor.

​Toplumsal psikolojinin özeti şudur: Vatandaş, belediye bütçesinin kısıtlı olduğunu, altyapı sorunlarının zorluğunu falan dinlemek istemiyor. Bu yüzden bir aday çıkıp da, "Elimizdeki imkânlarla ancak bu işleri yapabiliriz" dediğinde, biz onu hemen itiyoruz. O adam Gerçekçi Olan. Bizi, korktuğumuz o çıplak gerçekle yüzleştirdiği için cazibesi yok. Fakat diğeri, yani Vaat Veren Aday, hemen sahneyi kapıyor. O bağırır: "Ben seçilirsem, buraya yeni Dubai kuracağım, size bedava hizmet vereceğim!" Bu, sadece laf değil, halka sunulan saf bir duygusal dopingdir. Seçmen, o anda, o devasa hayale sarılıyor, umutla doluyor. Bu dinamik, evrensel gerçeği gösteriyor: Umut, akıldan her zaman daha güçlüdür.

​Peki, sadece bu mu? Hayır. Yerel siyasetin bir de arka bahçesi var: Engelleme Sanatı. Yönetmeye talip olan muhalif kanat, seçime doğru giderken mevcut yönetimin hizmetlerinin önünü kesmeye çalışır. Merkezi otoritedeki (veya meclisteki) gücünü kullanarak, iktidarın yapabileceği işleri bile yavaşlatmaya çalışır. Neden? Çünkü mevcut yönetimi kasıtlı olarak başarısız bırakmak gerekiyor. Böylece muhalif, hem rakibini kötü gösterir hem de kendi vaatlerine zemin hazırlar: "Bakın, onlar yapamadı çünkü engellendim. Ama biz gelirsek, o vaatleri gerçekleştireceğiz!" Sonuçta biz, iki hayal satıcısının arasında kalıyoruz. Kısa vadede en çok alkışı ve ilgiyi, en büyük hayali kurduran yerel yönetici adayı toplar. Çünkü tercihimizi, kısa vadede bizi iyi hissettiren vaatler üzerinden yapıyoruz.

​Ancak siyasetin vicdanı, yerel düzeyde çok çabuk tecelli eder. Tüketilen her hayal ve unutulan her vaat, mahallede hızla hayal kırıklığına döner. Uzun vadede mahallelinin zihninde kalanlar, devasa ama boş vaatler verenler değil, gerçeği söyleyip elinden geleni dürüstçe yapanlardır. Ne yazık ki, o dürüst adayın kapısı, önce bizim elimizle kapanır.
 

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI "NEDEN ALİ İNCİ?" "HALKIN İÇİNDE OLMADAN HALK ANLAŞILAMAZ!" Bir Adım Geri Çekil Vekil Ali: "Bırak İzini Silemesinler!" "Bir Kaymakam Geldi, Makam Halkın Kapısı Oldu" "NE OLUYOR BU ÜLKEDE?" NE OLUYOR BU ÜLKEDE? "Emekli Bir Belediye Çalışanının Duygu ve Düşünceleri ve de Basına Çağrısı" BELEDİYECİ ARKADAŞLAR… "KOLTUK SEVDASININ KÖR ETTİKLERİNE…" "Kudret Holat: Bir Muhtardan Çok Daha Fazlası!" HENDEK SİYASETİNDE “AKIL TUTULMASI” VE GÖLGE OYUNLARI “VASIFSIZ DEDİKLERİNİZ, DÜNYAYI TEMİZ TUTAN GERÇEK VASIFLILARDIR!” Hendek'te seçimlerin kaderini Hendek Belediyesi Personeli Belirler HENDEK'TE YİNE BALIN PEŞİNDE KANATLI KARINCALAR! Biri kazandı Hendek kaybetti Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner! Dualı çayırlardan, beddualı çayırlara! Hangisi daha kaliteli: Lig Güreşleri mi? Yerel Güreşler mi? Ne Rıza, Ne de Ali! HAYRET EDİYORUM, AKLIM ALMIYOR! Devlete açık mektup! Yörük Ali Destanı Neden? Makam sahibi ve para babaları önünde boyun eğenler var? NİYET OKUYUCULAR! Toroslara mı çıktın Ali? Ne olmak, ne olmamak gerek? Vekillere mektup var! Merak ediyorum ve soruyorum! MİNDERDE PEŞREV ÇEKEN TÜRK Ne yaptın sen Mustafa? Yakışır Karapürçek'e Türkiye'nin gözü, kulağı Sakarya'da. Sakarya'nın siyasileri, hamileri, abileri, nerede? KİM KAZANDI? KİM KAYBETTİ? İçimden geldi okumasanız da ben yazayım! Sözüm güreş camiasına Yanlış Yer, Yanlış Zaman Başpehlivanlar Şapkalı amca sen haklısın, İsmail Pehlivan sen de haklısın Pehlivana sen gel, sen gelme denilirmiş! Ne umduk ne bulduk Ters köşe yaptın sen beni başkan! Şampiyon burada Hendek'li nerede? Orada bir usta var çok uzakta Cemil'e imkânsız de! Pehlivan! Geliyor gelmekte olan Sözüm kim'e? Sizce kim haklı? KEMER KİMİN? KİM BU DEMİR ADAM KARA YILAN OSMAN AYNUR Gölcük'lü Nedim Pehlivan Altı yapısı olmayanın, üst yapısı sağlam da değildir O bir koca yörük Yine Samsun ve yine bir yiğit KOCA USTA GAZANFER KAHVECİ Faruk Akkoyun Pehlivan Onlar Ailecek Pehlivan: Anne, Baba, Oğul Pehlivan Yağlı güreş ve usta Bir ol da gel Pehlivan Yatağı Samsun (Fatih Atlı) Çay Ocağından Er Meydanlarına Bizde Yiğitler Bitmez: "Sarı Dev Karamürsel'li Boşnak Hüseyin" Yağlı Güreş ve Askerlik Dün Mustafa Bük'tü, Bugün Recep Kara! Feda-Kâr Vefa-Kâr KİM BU KILICI TUTAN EL? Er Meydanlarımızı Pehlivansız Bırakma Başkanım DELİ HİKMET Kispet olursa, kısmet de olur! İsa'yı ararken, Musa'dan mı olduk! Yirmisinde Genç Aslan, Kırkbeşinde Yorgun Aslan KAYBETTİK Birçok suçlu var, bir de suçsuz var, kim suçlu, kim suçsuz! DERDİMİZ BAĞCIYI DÖVMEK DEĞİL YAĞLI GÜREŞ VE BUKALEMUN CÖMERTLİK SADECE PARA İLE Mİ? GÜÇ İLE Mİ? MAKAM İLE Mİ? OLUR Kitabın ortasından konuşmaya devam edeceğiz Yoruldun be Ali! Feda "Kâr" Başpehlivanlık mı? Boşpehlivanlık mı? Vakti Geldiğinde Konuşacağız