Orada bir usta var çok uzakta

Yalçın Kaynak

08-08-2023 23:02

Uzak dedik, çok uzak dedik ya latife ettik. Elbette kimilerine de gönderme yaptık, üzerlerine alıp anlayabilseler keşke. Kim bu uzak bulduğumuz, uğrayıp halini hatırını soramadığımız, hayır duasını alamadığımız koca usta. Çok mu uzakta bu usta? Hiç kimsenin, hiçbir pehlivanın bahane üretemeyeceği kadar yakın ve merkez yerde koca usta.

Akdeniz pehlivanlarının Karadeniz'e güreşlere geçiş güzergahında, Karadeniz'li pehlivanların Marmara'ya, Akdeniz'e geçiş güzergahında, Marmara'lı pehlivanların bir çay içimi uzağında Sakarya'da, Hendek'te...

Peki kim bu usta? Onu bilenler bilir, bilmeyenler de namını duymuş, dinlemiştir birçok sohbette. O bir zamanlar Türkiye'nin en hızlı, en kurnaz teknik pehlivanı. Yiğit namıyla anılır. Namıyla mağruf Hafız Abdurrahman Kahveci elbette. Namına bakarmısınız; Peygamber sporumuza yakışır. Hafız; yani  Kuran-ı ezbere bilen, usulüne uygun okuyan. Yani pehlivanlıktan önce maneviyatı güçlü olan. İsmi Abdurrahman Allah'ın kulu (Abdu) Dinin gerekliliklerini yerine getiren, Allah'ın emir ve yasaklarına uyan ve dünyanın fani ahiretin ise ebedi yurt olduğunun farkında olan kişi. Lakabının ve isminin ağırlığı bir yana onun da her kul gibi hataları günahları sevapları olmuştur elbette.

Ziyaret ettik koca ustayı; çırağı eski pehlivan Sakarya Akyazı'lı Selim Yamak ile. Kapıda karşıladı koca ustam bizi. Bir nara attı koca usta, bir aslan gibi kükreyerek. Dikildi kapıya, "hoşgeldiniz be çıraklar hoşgeldiniz" dedi ve açtı hala bir çelik gibi duran heybetli kollarını. Elini öptük, ustanın halini hatırını sorduk. Sağlığı, sıhhati, hali, vakti çok iyi. Kimseye de ihtiyacı yok Allah'tan başka...

Onu aramak, sormak, hatırlamak, elini öpüp hayır duasını almak, onun için en değerli şeydir. Elbet o vefa bekler, vefasız çıraklarını yanına bekler. "Nasılsın ustam, iyimisin" dedim. "Çok iyiyim be çırak. Sağlığım, sıhhatim çok iyi" dedi ve derin derin bir iç çekti. Usta eskilere daldı. Ustalarını anlattı; Ordu'lu Mustafa'yı, Kara Ali Çelik'i, Sezai Kanmaz'ı, Nazmi Uzun'u. Kendisini, rakiplerini, yaptığı güreşleri anlattı. Adeta o günleri yaşadı, bizlere de yaşattı. Arada ayağa kalktı, anlatırken oyun gösterdi, oyunlar taktikler gösterdi kendi döneminden. Elense bile çekti, hiç beklemediğimiz bir anda. Kendisini er meydanında sandı bir an. Ya da o anı yaşadı belkide. Vay be dedi, sesi titredi, sessiz kaldı, bir süre daldı gözler doldu biraz da. Elbette vefasız bu güreş camiası dedi; kısık bir sesle. Çırakları aklına geldi. Belli ki; emek verdiği, zaman harcadığı, ümit beslediği vefasız çırağı, çırakları aklına geldi belkide. Çok çırak yetiştirdim ben dedi; sizler gibi nicelerini. Hele biri vardı ki dedi, yine derin bir nefes çekti, sessiz kaldı yine bir süre öylece. Gözleri daldı, belki uzaklara kim bilir uzak bile değildir. Beklediği her kimse isim verecek sandık, olsun be dedi onların da gözleri yolda olur bir gün dedi. Anlatmak istediklerini sanki yine kendi içine anlattı, dışına dökmedi. Düşündüğü neyse ustaca bir hamle ile konuyu dağıtıp dua etmeye başladı birden tüm pehlivanlara. Belli ki; kızdığı, kırıldığı, gücendiği birileri vardı. Dua ederek dağıttı bir anlık sisli, puslu havayı. Vay be dedi, ne iyi yaptınız da geldiniz dedi tekrar tekrar. Canıma can geldi adeta dedi. Müsade istedik koca ustadan. Bizden önce fırladı yerinden, rahatsız olma usta dememize rağmen. Eski pehlivan, o eski toprak, gün görmüş, örf adet töre gelenek görmüş, maneviyatı özüyle sözüyle bir yaşayanlardan biri o. Sarıldı bize, elele tutuştuk kapıya kadar bizimle yürüdü. Öyle bir hisse kapıldım ki; sanki 50 yıl geriye gidip, Akyazı Akbalık Ayşecik Yağlı Pehlivan Güreşlerinde kol bağlamış, er meydanına yürüdük koca ustamla bir an.

Evet, Ora da bir usta var. İsteyene hem de çok yakın. Vefasız olmayın; size emek veren koca ustanıza sakın. Rabbim sana hayırlı, uzun ömürler versin koca çınar.

Saygılarımla...

Yalçın Kaynak / Sadece Güreş Programı Yorumcusu

DİĞER YAZILARI "NEDEN ALİ İNCİ?" 01-01-1970 03:00 "HALKIN İÇİNDE OLMADAN HALK ANLAŞILAMAZ!" 01-01-1970 03:00 Bir Adım Geri Çekil Vekil Ali: "Bırak İzini Silemesinler!" 01-01-1970 03:00 "Bir Kaymakam Geldi, Makam Halkın Kapısı Oldu" 01-01-1970 03:00 "NE OLUYOR BU ÜLKEDE?" NE OLUYOR BU ÜLKEDE? 01-01-1970 03:00 "Emekli Bir Belediye Çalışanının Duygu ve Düşünceleri ve de Basına Çağrısı" 01-01-1970 03:00 BELEDİYECİ ARKADAŞLAR… 01-01-1970 03:00 "KOLTUK SEVDASININ KÖR ETTİKLERİNE…" 01-01-1970 03:00 "Kudret Holat: Bir Muhtardan Çok Daha Fazlası!" 01-01-1970 03:00 "Neden bizde hep vaat siyaseti kazanır?" 01-01-1970 03:00 HENDEK SİYASETİNDE “AKIL TUTULMASI” VE GÖLGE OYUNLARI 01-01-1970 03:00 “VASIFSIZ DEDİKLERİNİZ, DÜNYAYI TEMİZ TUTAN GERÇEK VASIFLILARDIR!” 01-01-1970 03:00 Hendek'te seçimlerin kaderini Hendek Belediyesi Personeli Belirler 01-01-1970 03:00 HENDEK'TE YİNE BALIN PEŞİNDE KANATLI KARINCALAR! 01-01-1970 03:00 Biri kazandı Hendek kaybetti 01-01-1970 03:00 Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner! 01-01-1970 03:00 Dualı çayırlardan, beddualı çayırlara! 01-01-1970 03:00 Hangisi daha kaliteli: Lig Güreşleri mi? Yerel Güreşler mi? 01-01-1970 03:00 Ne Rıza, Ne de Ali! 01-01-1970 03:00 HAYRET EDİYORUM, AKLIM ALMIYOR! 01-01-1970 03:00 Devlete açık mektup! 01-01-1970 03:00 Yörük Ali Destanı 01-01-1970 03:00 Neden? Makam sahibi ve para babaları önünde boyun eğenler var? 01-01-1970 03:00 NİYET OKUYUCULAR! 01-01-1970 03:00 Toroslara mı çıktın Ali? 01-01-1970 03:00 Ne olmak, ne olmamak gerek? 01-01-1970 03:00 Vekillere mektup var! 01-01-1970 03:00 Merak ediyorum ve soruyorum! 01-01-1970 03:00 MİNDERDE PEŞREV ÇEKEN TÜRK 01-01-1970 03:00 Ne yaptın sen Mustafa? 01-01-1970 03:00 Yakışır Karapürçek'e 01-01-1970 03:00 Türkiye'nin gözü, kulağı Sakarya'da. Sakarya'nın siyasileri, hamileri, abileri, nerede? 01-01-1970 03:00 KİM KAZANDI? KİM KAYBETTİ? 01-01-1970 03:00 İçimden geldi okumasanız da ben yazayım! 01-01-1970 03:00 Sözüm güreş camiasına 01-01-1970 03:00 Yanlış Yer, Yanlış Zaman Başpehlivanlar 01-01-1970 03:00 Şapkalı amca sen haklısın, İsmail Pehlivan sen de haklısın 01-01-1970 03:00 Pehlivana sen gel, sen gelme denilirmiş! 01-01-1970 03:00 Ne umduk ne bulduk 01-01-1970 03:00 Ters köşe yaptın sen beni başkan! 01-01-1970 03:00 Şampiyon burada Hendek'li nerede? 01-01-1970 03:00 Cemil'e imkânsız de! 01-01-1970 03:00 Pehlivan! Geliyor gelmekte olan 01-01-1970 03:00 Sözüm kim'e? 01-01-1970 03:00 Sizce kim haklı? 01-01-1970 03:00 KEMER KİMİN? 01-01-1970 03:00 KİM BU DEMİR ADAM 01-01-1970 03:00 KARA YILAN OSMAN AYNUR 01-01-1970 03:00 Gölcük'lü Nedim Pehlivan 01-01-1970 03:00 Altı yapısı olmayanın, üst yapısı sağlam da değildir 01-01-1970 03:00 O bir koca yörük 01-01-1970 03:00 Yine Samsun ve yine bir yiğit 01-01-1970 03:00 KOCA USTA GAZANFER KAHVECİ 01-01-1970 03:00 Faruk Akkoyun Pehlivan 01-01-1970 03:00 Onlar Ailecek Pehlivan: Anne, Baba, Oğul Pehlivan 01-01-1970 03:00 Yağlı güreş ve usta 01-01-1970 03:00 Bir ol da gel 01-01-1970 03:00 Pehlivan Yatağı Samsun (Fatih Atlı) 01-01-1970 03:00 Çay Ocağından Er Meydanlarına 01-01-1970 03:00 Bizde Yiğitler Bitmez: "Sarı Dev Karamürsel'li Boşnak Hüseyin" 01-01-1970 03:00 Yağlı Güreş ve Askerlik 01-01-1970 03:00 Dün Mustafa Bük'tü, Bugün Recep Kara! 01-01-1970 03:00 Feda-Kâr Vefa-Kâr 01-01-1970 03:00 KİM BU KILICI TUTAN EL? 01-01-1970 03:00 Er Meydanlarımızı Pehlivansız Bırakma Başkanım 01-01-1970 03:00 DELİ HİKMET 01-01-1970 03:00 Kispet olursa, kısmet de olur! 01-01-1970 03:00 İsa'yı ararken, Musa'dan mı olduk! 01-01-1970 03:00 Yirmisinde Genç Aslan, Kırkbeşinde Yorgun Aslan 01-01-1970 03:00 KAYBETTİK 01-01-1970 03:00 Birçok suçlu var, bir de suçsuz var, kim suçlu, kim suçsuz! 01-01-1970 03:00 DERDİMİZ BAĞCIYI DÖVMEK DEĞİL 01-01-1970 03:00 YAĞLI GÜREŞ VE BUKALEMUN 01-01-1970 03:00 CÖMERTLİK SADECE PARA İLE Mİ? GÜÇ İLE Mİ? MAKAM İLE Mİ? OLUR 01-01-1970 03:00 Kitabın ortasından konuşmaya devam edeceğiz 01-01-1970 03:00 Yoruldun be Ali! 01-01-1970 03:00 Feda "Kâr" 01-01-1970 03:00 Başpehlivanlık mı? Boşpehlivanlık mı? 01-01-1970 03:00 Vakti Geldiğinde Konuşacağız 01-01-1970 03:00