Şapkalı amca sen haklısın, İsmail Pehlivan sen de haklısın

Yalçın Kaynak

30-08-2023 12:08


Değerli güreş camiamız, değerli güreş severler; Bir Ata sözüyle konuya girmek istiyorum. Yani son da söyleyeceğimi başta söyleyeceğim: "Kol kırılır, yen içinde kalır. Baş yarılır, fes içinde kalır."

Yani zaman zaman her spor dalında olduğu gibi, Ata sporumuzda da olumsuz durumlar yaşanabilir. Böyle bir durumda sakin olup, ortamı germeden hal yoluna konmalı. Öyle her kafadan bir ses çıkarıp, ver yansın edip, kimi seyirciyi kimi pehlivanları yormamalı, yıpratmamalı, mevzuyu tatlıya bağlamalı...

Olaya iki tarafın açısından bakarsak hiç kimse de bir art niyet olmadığını görürüz. Hatalar, eksikler her iki tarafta da olabilir tabiki. Mevzu; herkesin dilinde, kaleminde olan İsmail Balaban ile güreş seyircisi arasındaki bir anlık sert geçen diyalog. Ben olaya ilk olarak Pehlivan İsmail gözüyle, kendimi onun yerine koyarak bakıyorum.

Arkadaşlar, değerli güreş seyircimiz; Bir güreş organizasyonunda finale kalan Başpehlivan  o gün muhtemelen saat: 12.30 civarı giydiği 2-3 kiloluk yağlı kispeti finale kadar yaklaşık 7-8 saat boyunca üzerinden çıkarmadan en az 5-6 saat güreş yapmış oluyor. Zaman zaman denk güreşlerde puanlamaya gilirse bu durum 8 saati alabiliyor ki, final güreşi demek o günün en iyileri, en çok güreş tutmuş pehlivanları birinci olabilmek için vücudundaki tüm enerjisini harcıyor, bu esnada yağlı olmaları, hava sıcaklığı ki, tribünde hissedilen sıcaklık 30-35 derece ise, er meydanında güreş tutan pehlivanların hissettiği sıcaklık 40-45 derece. Normal insanın nabzı 80-90 iken pehlivanların nabzı 150-200 hele hele son yeniş anlarında belki de anlık 250-300 durum böyle iken bu pehlivana yaklaşmak, soru sormak, onunla polemiğe girmek kızgın tavandaki yağa su dökmek gibidir. Ya da kızgın demire su dökmek gibi.

Kızgın yağlı tavaya su dökersen alev alır, etrafa sıçrar, yangın çıkar. Kızgın demire su dökersen demir çatlar. O sebeple ya soğumasını beklemek gerek, ya da ısınmadan tutmak, temas etmek gerek. Yani pehlivanın nabzı düştüğünde yanına gidilse, zaten oda finali alma sevincini elleri öpülesi seyirciyle paylaşacaktır.

Öte yandan, seyirci tarafından bakıldığında o seyirci ki; hiçbir menfaati, hiçbir çıkarı olmadan evinden, ailesinden, ekonomisinden yani kendi kesesinden para harcayıp, güreş tutacak pehlivan gibi sabahın altı yedisinde yola revan olup, duruma göre 600-700 km. yol yapıp, günlük güreşlerde akşamına o 600-700 km. yolu geriye dönüyor. Üç günlük güreşlerde ise, kimi otellerde, kimi camilerde, kimi cami avlusuna kurduğu çadırlarda yatıp sabahın sekizinde daracık sert taş gibi, tribün oturağına bir oturuyor akşamın sekiz dokuzuna kadar, oturduğu yerde mıh kesiliyor. Dünya'da hiçbir spor dalının seyircisini sekiz on saat tribünde kimse tutamaz. Dünya'nın en ünlü sanatçıları sekiz on saat konser verse hiçbir seyirci sekiz on saat o konseri izlemez gider.

Yani demem o ki; sebep her ne olursa olsun hiçbir pehlivanın seyirciyi azarlamaya hakkı yoktur. Bura da en çok sabırlı olması gereken elbette pehlivandır. Fakat zaman zaman böyle istenmeyen durumlar yaşanabiliyor. Bu durum aşırı yorgunluğun, yüksek nabzın getirdiği istemsiz, kontrol dışı bir tepkidir. Bura da art niyet aramaya gerek yok. Biz kocaman bir aileyiz, güçlü bir aileyiz. Bura da olması gereken pehlivanın nabzı düştüğünde onunla konuşup, yanına koşan güreş sever ile konuşup, onları bir araya getirip bir birine sarılarak resimlerini çekip, gönüllerini almaktır.

Son olarak, koçyiğitlerimize bir hadis ile seslenmek istiyorum...

Pehlivanlar, koçyiğitler; Bakın ne diyor hadiste. "Gerçek "Pehlivan" rakibini yenen değil, öfkelendiğin de sinirlerine, öfkesine hakim olandır."

Koçyiğitler; biz sizleri seviyoruz. Sizlerin ağır spor yaptığınızı, yorulduğunuzu da iyi biliyoruz. Fakat şunu da çok iyi biliyoruz ki; Pehlivan sabırlıdır. Pehlivan merhametlidir. Pehlivan saygılıdır. Pehlivan dürüsttür. O sebeptendir ki; yıllar yılı er meydanlarında rahmetli Pele Mehmet ustamız, Şükrü Kayabaş ustamız şu maniyi söylerler: "İncir ağacından oklava, mısır unundan baklava olmaz. Her ananın doğurduğundan da "Pehlivan" olmaz." Sizler seçilmiş kişilersiniz. Sizler 86 milyon Türkiye Cumhuriyeti'nde Ayak'tan Baş'a 2000-3000 pehlivansınız. Başpehlivanlıkta Türkiye'de 75 kişisiniz, örneksiniz, öncüsünüz, göz önündesiniz. Sizler hal ve hareketlerinize bir tık daha dikkat edip, herkesten daha hassas olmalısınız.

Velhasıl pehlivansız er meydanı olmayacağı gibi, seyircisiz de pehlivan olmaz. Birbirimizi üzmeyelim. İsmail de bizim, Ali de. Şapkalı fesli fotörlü kasketli hacı amca da, koca tesbihli ağa da, başkan da, hakem de, cazgır da. Yağcı, bezci, kapıda duran bekçi de. Biz biriz, beraberiz. Bir olursak var oluruz, bölünürsek yok oluruz.

Yazımızın ve bu tartışmalı pehlivan seyirci diyaloğunun sonunu Nasrettin Hoca fıkrası ile tatlıya bağlayalım. Kim haklıdır bilemem de...

Nasrettin Hocanın anlaşamayan iki arkadaşı varmış. Önce birisi gelmiş derdini anlatmış, Nasrettin Hoca ona haklısın demiş göndermiş. Öbürü gelmiş o da derdini anlatmış ona da haklısın demiş. Hocanın hanımı, hoca ikisine de haklısın dedin bu nasıl iş deyince hoca hanımına sen de haklısın demiş. Bizim derdimiz haklıyı haksızı aramak değil, olayı tatlıya bağlamak olmalı.

Saygılarımla...

Yalçın Kaynak / Sadece Güreş Programı Yorumcusu

DİĞER YAZILARI "NEDEN ALİ İNCİ?" 01-01-1970 03:00 "HALKIN İÇİNDE OLMADAN HALK ANLAŞILAMAZ!" 01-01-1970 03:00 Bir Adım Geri Çekil Vekil Ali: "Bırak İzini Silemesinler!" 01-01-1970 03:00 "Bir Kaymakam Geldi, Makam Halkın Kapısı Oldu" 01-01-1970 03:00 "NE OLUYOR BU ÜLKEDE?" NE OLUYOR BU ÜLKEDE? 01-01-1970 03:00 "Emekli Bir Belediye Çalışanının Duygu ve Düşünceleri ve de Basına Çağrısı" 01-01-1970 03:00 BELEDİYECİ ARKADAŞLAR… 01-01-1970 03:00 "KOLTUK SEVDASININ KÖR ETTİKLERİNE…" 01-01-1970 03:00 "Kudret Holat: Bir Muhtardan Çok Daha Fazlası!" 01-01-1970 03:00 "Neden bizde hep vaat siyaseti kazanır?" 01-01-1970 03:00 HENDEK SİYASETİNDE “AKIL TUTULMASI” VE GÖLGE OYUNLARI 01-01-1970 03:00 “VASIFSIZ DEDİKLERİNİZ, DÜNYAYI TEMİZ TUTAN GERÇEK VASIFLILARDIR!” 01-01-1970 03:00 Hendek'te seçimlerin kaderini Hendek Belediyesi Personeli Belirler 01-01-1970 03:00 HENDEK'TE YİNE BALIN PEŞİNDE KANATLI KARINCALAR! 01-01-1970 03:00 Biri kazandı Hendek kaybetti 01-01-1970 03:00 Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner! 01-01-1970 03:00 Dualı çayırlardan, beddualı çayırlara! 01-01-1970 03:00 Hangisi daha kaliteli: Lig Güreşleri mi? Yerel Güreşler mi? 01-01-1970 03:00 Ne Rıza, Ne de Ali! 01-01-1970 03:00 HAYRET EDİYORUM, AKLIM ALMIYOR! 01-01-1970 03:00 Devlete açık mektup! 01-01-1970 03:00 Yörük Ali Destanı 01-01-1970 03:00 Neden? Makam sahibi ve para babaları önünde boyun eğenler var? 01-01-1970 03:00 NİYET OKUYUCULAR! 01-01-1970 03:00 Toroslara mı çıktın Ali? 01-01-1970 03:00 Ne olmak, ne olmamak gerek? 01-01-1970 03:00 Vekillere mektup var! 01-01-1970 03:00 Merak ediyorum ve soruyorum! 01-01-1970 03:00 MİNDERDE PEŞREV ÇEKEN TÜRK 01-01-1970 03:00 Ne yaptın sen Mustafa? 01-01-1970 03:00 Yakışır Karapürçek'e 01-01-1970 03:00 Türkiye'nin gözü, kulağı Sakarya'da. Sakarya'nın siyasileri, hamileri, abileri, nerede? 01-01-1970 03:00 KİM KAZANDI? KİM KAYBETTİ? 01-01-1970 03:00 İçimden geldi okumasanız da ben yazayım! 01-01-1970 03:00 Sözüm güreş camiasına 01-01-1970 03:00 Yanlış Yer, Yanlış Zaman Başpehlivanlar 01-01-1970 03:00 Pehlivana sen gel, sen gelme denilirmiş! 01-01-1970 03:00 Ne umduk ne bulduk 01-01-1970 03:00 Ters köşe yaptın sen beni başkan! 01-01-1970 03:00 Şampiyon burada Hendek'li nerede? 01-01-1970 03:00 Orada bir usta var çok uzakta 01-01-1970 03:00 Cemil'e imkânsız de! 01-01-1970 03:00 Pehlivan! Geliyor gelmekte olan 01-01-1970 03:00 Sözüm kim'e? 01-01-1970 03:00 Sizce kim haklı? 01-01-1970 03:00 KEMER KİMİN? 01-01-1970 03:00 KİM BU DEMİR ADAM 01-01-1970 03:00 KARA YILAN OSMAN AYNUR 01-01-1970 03:00 Gölcük'lü Nedim Pehlivan 01-01-1970 03:00 Altı yapısı olmayanın, üst yapısı sağlam da değildir 01-01-1970 03:00 O bir koca yörük 01-01-1970 03:00 Yine Samsun ve yine bir yiğit 01-01-1970 03:00 KOCA USTA GAZANFER KAHVECİ 01-01-1970 03:00 Faruk Akkoyun Pehlivan 01-01-1970 03:00 Onlar Ailecek Pehlivan: Anne, Baba, Oğul Pehlivan 01-01-1970 03:00 Yağlı güreş ve usta 01-01-1970 03:00 Bir ol da gel 01-01-1970 03:00 Pehlivan Yatağı Samsun (Fatih Atlı) 01-01-1970 03:00 Çay Ocağından Er Meydanlarına 01-01-1970 03:00 Bizde Yiğitler Bitmez: "Sarı Dev Karamürsel'li Boşnak Hüseyin" 01-01-1970 03:00 Yağlı Güreş ve Askerlik 01-01-1970 03:00 Dün Mustafa Bük'tü, Bugün Recep Kara! 01-01-1970 03:00 Feda-Kâr Vefa-Kâr 01-01-1970 03:00 KİM BU KILICI TUTAN EL? 01-01-1970 03:00 Er Meydanlarımızı Pehlivansız Bırakma Başkanım 01-01-1970 03:00 DELİ HİKMET 01-01-1970 03:00 Kispet olursa, kısmet de olur! 01-01-1970 03:00 İsa'yı ararken, Musa'dan mı olduk! 01-01-1970 03:00 Yirmisinde Genç Aslan, Kırkbeşinde Yorgun Aslan 01-01-1970 03:00 KAYBETTİK 01-01-1970 03:00 Birçok suçlu var, bir de suçsuz var, kim suçlu, kim suçsuz! 01-01-1970 03:00 DERDİMİZ BAĞCIYI DÖVMEK DEĞİL 01-01-1970 03:00 YAĞLI GÜREŞ VE BUKALEMUN 01-01-1970 03:00 CÖMERTLİK SADECE PARA İLE Mİ? GÜÇ İLE Mİ? MAKAM İLE Mİ? OLUR 01-01-1970 03:00 Kitabın ortasından konuşmaya devam edeceğiz 01-01-1970 03:00 Yoruldun be Ali! 01-01-1970 03:00 Feda "Kâr" 01-01-1970 03:00 Başpehlivanlık mı? Boşpehlivanlık mı? 01-01-1970 03:00 Vakti Geldiğinde Konuşacağız 01-01-1970 03:00