Sözüm güreş camiasına

Yalçın Kaynak

28-09-2023 13:13

Sözüm kim'e? Sözüm geçmişten günümüze Ata sporumuz, Peygamber sporumuz, Yağlı Güreş camiasının içinde bulunan herkese...

Sözüm ağalarımıza, sözüm başkanlarımıza, sözüm ustalarımıza (Antrenörlerimize), sözüm pehlivanlarımıza, sözüm güreş organizatörlerimize, sözüm hakemlerimize, sözüm cazgırlarımıza, sözüm davul zurna ekibimize, sözüm yağcımıza bezcimize, sözüm yazarımıza çizerimize, sözüm medya ve sosyal medyacılarımıza, sözüm er meydanı kapısındaki biletçimize, sözüm en çokta Ata sporumuzu, Peygamber sporumuzu yetim bırakan, üvey evlat muamelesi görmesine göz yuman siyasilerimize, iktidara, muhalefete...

Er meydanlarımızı seçim meydanları gibi kullanan Milletvekillerimize, Belediye Başkanlarımıza, Siyasi Partilerimizin İl İlçe Başkanlarımıza ve Adaylarımıza, Sivil Toplum Kuruluşları Başkanlarımıza, Er Meydanlarında davul zurna eşliğinde kendilerini cazgırlarımıza anons ettiren, methiyeler düzdürenlere, sorumluluğu herkesten çok bulunan bulunması gereken Spor Bakanımıza ve hatta Devletin Zirvesine...

Neredeyse bin yıllık bir tarihe sahip olan Dünya'nın en eski sporu Ata sporumuz Peygamber sporumuzu hep birlikte yok ediyoruz. Er meydanlarını şer meydanlarına çevirdik. Dualı çayırları beddualı çayırlara çevirdik. Herkes birini suçluyor, herkes birine kabahat buluyor, herkes birini hatalı buluyor, herkes birini yanlış buluyor, herkes birini sorunun kaynağı buluyor, herkes birini birilerini hedef gösterip idam sehpasına çıkartmaya çalışıyor.

Ya siz, ya biz, ya sen, ya ben. Kimse kendisine bakmadan, kendisini kalbini vicdanını yoklamadan kendi kapısına kendi penceresine bakmadan, herkes karşıya bakıp gördüğüne yorum yapıyor, suçluyor, yargılıyor, infaz ettirmeye çalışıyor. Ya peki senin baktığın pencere kirli ise, baktığın heryeri o sebeple kirli görüyorsan...

Uzatmayacağım; bu duruma yine geçmişten, Atalarımızdan, Peygamberlerimizden, bir misal vererek yazımı sonlandıracağım. Sonrasın da herkes kendi kalbini fikrini zikrini niyetini biliyor. Biraz düşünüp herkes kendisini fikrini zikrini kalbini yoklasın. Kimse kimseyi kandırmasın. Şunu, inanan herkes çok iyi biliyor ki; Allah CC kapalı kapılar ardında konuşulanı da, kapalı kalpler içinde olanı da bilendir.

Gelelim vereceğimiz ibretlik örneğe...

İLK TAŞI GÜNAHSIZ OLAN ATSIN...

Kudüslü Yahudiler zina suçu işlemiş bir kadını İsa'ya getirdiler. Ve İsa'ya "Muallim, bu kadını zina ederken bulduk. Musa, böylesinin recm edilmesini emretmişti; Buna sen ne dersin?"

Bunun üzerine İsa eğilip, parmağıyla yerde bir ayna yaptı, doğrulup, zina yaptığı iddia edilen bir kadını taşlamak için can atan topluluğa çizdiği aynayı göstererek, “İLK TAŞI, GÜNAHSIZ OLAN ATSIN." Buyurdu...

Yerdeki şekle bakıp, İsa'nın emrini duyan topluluk, en yaşlısından başlayarak bir bir çekip gittiler. Kimse taş atamaz. İsa etrafına bakındığında hiç kimseyi göremedi, herkes gitmişti. Kadına dönerek, "Kadın, seni ayıplayanlar nerede ?" Kadın; “Hepsi gittiler beni affedecekmisiniz” der.

Sonuç: Kimse taş atamaz. Kadın da affedilir. Çünkü taşlayacak topluluğun hepsi en az kadın kadar günahkardı, cesaret edip taşlayamadı.

Şimdi bir mucize olsa da, yine bir İsa gelse ve deseki; Bin yıldır süregelen Peygamber sporuna zarar veren günahkârları er meydanına toplayın onları taşlayın. Lakin ilk taşı aranızdaki en günahsız atsın dese, bu taşı hiç düşünmeden atabilecek olan var mı? Yok tabiki. O halde Ata sporumuza bir faydamız olacaksa işe ilk olarak kendi kapımızı, kendi kalbimizi süpürerek başlayalım. Kendi kirli penceremizi temizlemekle başlayalım ki; ondan sonra görelim kimin kapısı kirli, kimin fikri zikri kirli. Belki de, kendimizi temizlersek orta da ne kir kalacak, ne de kirli.

Saygılarımla...

Yalçın Kaynak / Sadece Güreş Programı Yorumcusu

DİĞER YAZILARI "NEDEN ALİ İNCİ?" 01-01-1970 03:00 "HALKIN İÇİNDE OLMADAN HALK ANLAŞILAMAZ!" 01-01-1970 03:00 Bir Adım Geri Çekil Vekil Ali: "Bırak İzini Silemesinler!" 01-01-1970 03:00 "Bir Kaymakam Geldi, Makam Halkın Kapısı Oldu" 01-01-1970 03:00 "NE OLUYOR BU ÜLKEDE?" NE OLUYOR BU ÜLKEDE? 01-01-1970 03:00 "Emekli Bir Belediye Çalışanının Duygu ve Düşünceleri ve de Basına Çağrısı" 01-01-1970 03:00 BELEDİYECİ ARKADAŞLAR… 01-01-1970 03:00 "KOLTUK SEVDASININ KÖR ETTİKLERİNE…" 01-01-1970 03:00 "Kudret Holat: Bir Muhtardan Çok Daha Fazlası!" 01-01-1970 03:00 "Neden bizde hep vaat siyaseti kazanır?" 01-01-1970 03:00 HENDEK SİYASETİNDE “AKIL TUTULMASI” VE GÖLGE OYUNLARI 01-01-1970 03:00 “VASIFSIZ DEDİKLERİNİZ, DÜNYAYI TEMİZ TUTAN GERÇEK VASIFLILARDIR!” 01-01-1970 03:00 Hendek'te seçimlerin kaderini Hendek Belediyesi Personeli Belirler 01-01-1970 03:00 HENDEK'TE YİNE BALIN PEŞİNDE KANATLI KARINCALAR! 01-01-1970 03:00 Biri kazandı Hendek kaybetti 01-01-1970 03:00 Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner! 01-01-1970 03:00 Dualı çayırlardan, beddualı çayırlara! 01-01-1970 03:00 Hangisi daha kaliteli: Lig Güreşleri mi? Yerel Güreşler mi? 01-01-1970 03:00 Ne Rıza, Ne de Ali! 01-01-1970 03:00 HAYRET EDİYORUM, AKLIM ALMIYOR! 01-01-1970 03:00 Devlete açık mektup! 01-01-1970 03:00 Yörük Ali Destanı 01-01-1970 03:00 Neden? Makam sahibi ve para babaları önünde boyun eğenler var? 01-01-1970 03:00 NİYET OKUYUCULAR! 01-01-1970 03:00 Toroslara mı çıktın Ali? 01-01-1970 03:00 Ne olmak, ne olmamak gerek? 01-01-1970 03:00 Vekillere mektup var! 01-01-1970 03:00 Merak ediyorum ve soruyorum! 01-01-1970 03:00 MİNDERDE PEŞREV ÇEKEN TÜRK 01-01-1970 03:00 Ne yaptın sen Mustafa? 01-01-1970 03:00 Yakışır Karapürçek'e 01-01-1970 03:00 Türkiye'nin gözü, kulağı Sakarya'da. Sakarya'nın siyasileri, hamileri, abileri, nerede? 01-01-1970 03:00 KİM KAZANDI? KİM KAYBETTİ? 01-01-1970 03:00 İçimden geldi okumasanız da ben yazayım! 01-01-1970 03:00 Yanlış Yer, Yanlış Zaman Başpehlivanlar 01-01-1970 03:00 Şapkalı amca sen haklısın, İsmail Pehlivan sen de haklısın 01-01-1970 03:00 Pehlivana sen gel, sen gelme denilirmiş! 01-01-1970 03:00 Ne umduk ne bulduk 01-01-1970 03:00 Ters köşe yaptın sen beni başkan! 01-01-1970 03:00 Şampiyon burada Hendek'li nerede? 01-01-1970 03:00 Orada bir usta var çok uzakta 01-01-1970 03:00 Cemil'e imkânsız de! 01-01-1970 03:00 Pehlivan! Geliyor gelmekte olan 01-01-1970 03:00 Sözüm kim'e? 01-01-1970 03:00 Sizce kim haklı? 01-01-1970 03:00 KEMER KİMİN? 01-01-1970 03:00 KİM BU DEMİR ADAM 01-01-1970 03:00 KARA YILAN OSMAN AYNUR 01-01-1970 03:00 Gölcük'lü Nedim Pehlivan 01-01-1970 03:00 Altı yapısı olmayanın, üst yapısı sağlam da değildir 01-01-1970 03:00 O bir koca yörük 01-01-1970 03:00 Yine Samsun ve yine bir yiğit 01-01-1970 03:00 KOCA USTA GAZANFER KAHVECİ 01-01-1970 03:00 Faruk Akkoyun Pehlivan 01-01-1970 03:00 Onlar Ailecek Pehlivan: Anne, Baba, Oğul Pehlivan 01-01-1970 03:00 Yağlı güreş ve usta 01-01-1970 03:00 Bir ol da gel 01-01-1970 03:00 Pehlivan Yatağı Samsun (Fatih Atlı) 01-01-1970 03:00 Çay Ocağından Er Meydanlarına 01-01-1970 03:00 Bizde Yiğitler Bitmez: "Sarı Dev Karamürsel'li Boşnak Hüseyin" 01-01-1970 03:00 Yağlı Güreş ve Askerlik 01-01-1970 03:00 Dün Mustafa Bük'tü, Bugün Recep Kara! 01-01-1970 03:00 Feda-Kâr Vefa-Kâr 01-01-1970 03:00 KİM BU KILICI TUTAN EL? 01-01-1970 03:00 Er Meydanlarımızı Pehlivansız Bırakma Başkanım 01-01-1970 03:00 DELİ HİKMET 01-01-1970 03:00 Kispet olursa, kısmet de olur! 01-01-1970 03:00 İsa'yı ararken, Musa'dan mı olduk! 01-01-1970 03:00 Yirmisinde Genç Aslan, Kırkbeşinde Yorgun Aslan 01-01-1970 03:00 KAYBETTİK 01-01-1970 03:00 Birçok suçlu var, bir de suçsuz var, kim suçlu, kim suçsuz! 01-01-1970 03:00 DERDİMİZ BAĞCIYI DÖVMEK DEĞİL 01-01-1970 03:00 YAĞLI GÜREŞ VE BUKALEMUN 01-01-1970 03:00 CÖMERTLİK SADECE PARA İLE Mİ? GÜÇ İLE Mİ? MAKAM İLE Mİ? OLUR 01-01-1970 03:00 Kitabın ortasından konuşmaya devam edeceğiz 01-01-1970 03:00 Yoruldun be Ali! 01-01-1970 03:00 Feda "Kâr" 01-01-1970 03:00 Başpehlivanlık mı? Boşpehlivanlık mı? 01-01-1970 03:00 Vakti Geldiğinde Konuşacağız 01-01-1970 03:00