Medyacark Haber Sitesi
HV
26 EYLÜL Cumartesi 02:20

ATA OCAĞINDA BİR BABAYİĞİT

Hüseyin Güner
Hüseyin Güner
Giriş Tarihi : 25-09-2026 12:53

Bazı insanlar vardır, siyasette bulunduğu makamla tarif edilir.

Bazıları ise makamından önce duruşuyla hatırlanır.

Berhan Şimşek benim için ikinci gruptadır.

Çünkü Berhan Şimşek’i sadece “CHP Genel Başkan Yardımcısı”, “eski milletvekili”, “eski İstanbul İl Başkanı”, “Parti Meclisi üyesi” diye anlatırsanız eksik kalır.

Onu anlamak için biraz daha geriye gitmek gerekir.

Bayburt’ta 11 çocuklu bir ailenin 10. çocuğu olarak büyüyen birinden söz ediyoruz.

Sonra İstanbul...

Sinema...

Tiyatro...

Yönetmenlik...

Gazetecilik...

Siyaset...

Ve yıllar boyunca Cumhuriyet Halk Partisi’nin farklı kademelerinde görev yapan bir isim.

1999’dan itibaren dokuz dönem Parti Meclisi ve MYK deneyimi.

2002-2007 arasında İstanbul milletvekilliği.

2010-2011 arasında CHP İstanbul İl Başkanlığı.

Yani CHP’yi uzaktan seyretmiş bir isim değil.

Örgütün koridorlarını, seçim meydanlarını, Meclis sıralarını, il başkanlığı odalarını bilen bir siyasetçiden bahsediyoruz.

Ama Berhan Şimşek’i Berhan Şimşek yapan asıl mesele bunların hiçbiri değil.

Söylediğinin arkasında durması.

Ve bunu da öyle diplomatik cümlelerin arasına saklamaması.

Dobra söylüyor.

Sert söylüyor.

Bazen fazla sert bulunabilecek kadar açık söylüyor.

Ama ne söylediğini biliyor.

Çünkü onun siyaset anlayışında CHP, herhangi bir siyasi tabela değil.

Bir makam dağıtım merkezi hiç değil.

Birilerinin kişisel kariyer planı, zenginleşme aracı hiç değil.

Ve son dönemde kurduğu bir cümle, aslında bütün meselenin özeti:

“Burası baba ocağı değil. Benim babamın ocağı Bayburt’un Sarıhan köyü. Burası Ata ocağı.”

İşte ben Berhan Şimşek’in Sakarya ziyaretine tam buradan bakıyorum.

Çünkü o, Sakarya’ya sadece bir il yönetimini ziyaret etmeye gelmedi.

Bir siyasi hafızayı da beraberinde getirdi.

Ata ocağının hafızasını.

CHP’nin bugün yaşadığı tartışmaların önemli bir bölümü aslında kişiler üzerinden yürütülüyor.

Kim gitti?

Kim kaldı?

Kim geri dönecek?

Kim başka partiye geçti?

Kim kimin yanında?

Kim kimin karşısında?

Bunların hepsi konuşulur.

Ama Berhan Şimşek’in sözünü ettiği Ata ocağını merkeze koyduğunuzda başka bir gerçek ortaya çıkıyor:

Kişiler değişir, görevler değişir, yönetimler değişir; ama CHP’nin tarihsel kimliği değişmez.

İşte Sakarya’da bugün tam da böyle bir eşikten geçiyoruz.

Yeni bir il yönetimi var.

Yeniden kurulacak ilçeler var.

Yeniden kurulacak mahalle örgütleri var.

Önümüzde kongre süreci var.

Ve bütün bunların üzerinde Sakarya’nın gerçek meseleleri duruyor.

Deprem.

Ulaşım.

Tarım.

Fındık.

Sanayi.

İşsizlik.

Gençlerin gelecek kaygısı.

Kadınların hayatın içinde karşılaştığı sorunlar.

İlçelerin kendi özgün meseleleri.

Vatandaşın geçim derdi.

Berhan Şimşek’in Sakarya ziyaretinde de örgütlenmenin yanında şehrin sorunlarının konuşulması bu nedenle önemli. Çünkü siyaset sadece parti binasında birbirimize ne söylediğimiz değildir.

Siyaset, parti binasından çıktıktan sonra vatandaşın kapısında ne söylediğimizdir.

Ben Berhan Şimşek’in “babayiğit” tarafını da burada görüyorum.

Bugün siyasette herkes aynı şeyi söyleyebilir.

Ama herkes söylediğinin arkasında duramaz.

Herkes alkışlanmak ister.

Herkes herkesle iyi geçinmek ister.

Herkes bir sonraki görevi düşünür.

Berhan Şimşek ise zaman zaman bunun tam tersini yapıyor.

Kendi siyasi çizgisini ortaya koyuyor.

CHP söz konusu olduğunda lafı dolandırmıyor.

Partiden ayrılanlara yönelik eleştirilerini de saklamıyor.

Ağır konuştuğu yerler var.

Tartışmalı bulunan sözleri var.

Bunları beğenirsiniz veya beğenmezsiniz.

Ama bir şeyi teslim etmek gerekir:

Ne söylediği belli. Nerede durduğu belli.

Siyasette bazen en kıymetli şey de budur.

Çünkü duruş, herkesin aynı fikirde olması değildir.

Duruş, bedeli ne olursa olsun nerede durduğunuzu bilmektir.

Berhan Şimşek’in “Ata ocağı” çıkışı da tam olarak bunu anlatıyor.

Üstelik bu söz yalnızca parti içi bir polemik cümlesi değil.

Bir tarih hatırlatması.

CHP’nin 1923’ten bugüne taşıdığı Cumhuriyet fikrinin, Atatürk’ün kurucu iradesinin ve örgütsel hafızanın kişilerin çok üzerinde olduğunu söyleyen bir siyasi tarif.

Ve ben bu tarifi önemsiyorum.

Çünkü bugün CHP’nin ihtiyacı birbirimize daha fazla bağırmak değil.

Kökümüzü hatırlayıp geleceği kurmak.

Sakarya’da da bunu yapmak zorundayız.

Artık “kim geldi, kim gitti?” sorusunu sonsuza kadar konuşamayız.

Vatandaş bizi bunun için beklemiyor.

Çiftçi bizi bekliyor.

Esnaf bizi bekliyor.

Genç bizi bekliyor.

Kadın bizi bekliyor.

Emekçi bizi bekliyor.

Deprem gerçeği bizi bekliyor.

Sakarya bizi bekliyor.

İşte Berhan Şimşek’in ziyaretini ben bu nedenle önemsiyorum.

Çünkü o ziyaret bana bir fotoğraf karesinden daha fazlasını söylüyor:

Örgüt yeniden kurulacak.

Saha yeniden kurulacak.

CHP yeniden vatandaşın kapısını çalacak.

Ve bunu yaparken kimsenin kişisel siyasi hesabına göre değil, Cumhuriyet Halk Partisi’nin tarihsel sorumluluğuna göre hareket etmek zorundayız.

Ben CHP’liyim.

Dolayısıyla bu yazıda tarafsızmış gibi davranmayacağım.

Benim tarafım belli.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin örgütünden yanayım.

Alın terinden yanayım.

Sahada çalışanlardan yanayım.

Parti binasının ışığını seçimden seçime değil, her gün yakanlardan yanayım.

Ve şuna da inanıyorum:

CHP’nin kapısından kimlerin girip çıktığı kadar, içeride kalanların ne yaptığı önemlidir.

Çünkü Ata ocağı kişilerin evi değildir.

Ata ocağı Cumhuriyet Halk Partisi’dir.

Ve bu ocakta makamlar geçicidir.

İsimler geçicidir.

Görevler geçicidir.

Ama Cumhuriyet fikri kalıcıdır.

Berhan Şimşek’in Sakarya’ya getirdiği mesajı ben biraz da böyle okuyorum.

Bize “geçmişi alkışlayın” demiyor.

Bize “kişilerin peşinden gidin” de demiyor.

Tam tersine, kökü hatırlatıyor.

Sonra da önümüze bakmamızı istiyor.

İşte mesele tam burada.

Ata ocağının kapısını açık tutacağız.

Ama ocağın ateşini de diri tutacağız.

Bunun yolu kavga etmekten değil, çalışmaktan geçiyor.

Sokağa çıkmaktan geçiyor.

Örgütlenmekten geçiyor.

İnsanların derdini dinlemekten geçiyor.

Ve gerektiğinde doğru bildiğini, kimin hoşuna gidip gitmediğine bakmadan söylemekten geçiyor.

Belki de Berhan Şimşek’i anlatan en doğru kelime budur:

Babayiğit.

Çünkü siyasette herkes konuşabilir.

Ama herkes duruşunun arkasında duramaz.

Berhan Şimşek Sakarya’dan geçti.

Geride bir ziyaret fotoğrafı bırakmadı sadece.

Bir söz bıraktı:

Burası Ata ocağı.

Şimdi o sözün gereğini yapmak bize düşüyor.

Çünkü Ata ocağında ışık sönmez.

Biz o ışığı daha da büyütmek için buradayız.

GÜNÜN SÖZÜ
“Burası baba ocağı değil. Burası Ata ocağı. Burası Mustafa Kemal Atatürk’ün ocağı.”
Berhan Şimşek

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur SAKARYA KİMİ BEKLİYOR? Çocuklarımızın Dünyasında Ne Oluyor? BİR HAFTA NEYİ DEĞİŞTİRİR? Siyaset Yapmak İçin Bir Sebebim Var KOMİSYON KOLTUĞUNDAN DAHA FAZLASI BİR ÇOCUĞUN GELECEĞİ ÇANTASINA SIĞMAZ Yeni Dönem Başlarken: Yıkıcı Eleştiri mi, İnşa Edici Muhalefet mi? Sakarya’da Siyasetin Ölçüsü: İlke ve Duruş | CHP Sakarya OSB'den Endüstri Bölgesi'ne: Sakarya'nın Kuzeyinde Ne Değişti? Muhalefetin Asıl Sorunu Seçim Değil, Birlikte Kalabilmek CHP’de kelimeler değişti, gerçek değişmedi! CHP Sakarya’da Hesaplar Yeniden Yapılıyor 30 Ağustos’u Anlamak Sakarya’da başka bir siyaset mümkün mü? Fuat Özbay ve yeni muhalefet arayışı SEÇMEN GERÇEKTEN HÂLÂ ESKİ ADRESİNDE Mİ? CHP Sakarya’da yeni dönem: Mesele kimlerin geldiği değil, nasıl bir CHP kurulacağı KOLTUKTA DEĞİL, SAHADA ÇİZGİ Mİ DEĞİŞMEDİ, PARTİ Mİ? 27 YIL GEÇTİ… SAKARYA HÂLÂ DEPREMİ BEKLİYOR! CHP Sakarya’da Yeni Dönem Başladı… Asıl Hikâye Şimdi CHP Sakarya’da Mesele Artık “Kim Başkan Olacak?” Değil Sayın Yusuf Alemdar... Sakarya'nın Şampiyon Takımı Size Emanet Şampiyon Olmak Yetmedi... Sakarya Sadece Bir İl Değildir ŞAMPİYON OLDUK... PEKİ ŞİMDİ NE OLDU? Şampiyonluk Bu Kadar mı Değersizdi? Bir Çocuğun Kalbine "Bronz" Yazmak Bir Şampiyonu Alkışladık... Şimdi Sessizce Ölüme mi Terk Ediyoruz? 1. Lig'e Çıkmak Başarıydı, Kalıcı Olmak Asıl Sınav! Parkede Küreselleşme: Yerel Altyapıdan Dünyaya Açılan Vizyon Sakarya Basketbolunda İstikrar ve Başarı: Önder Kaya Yerel Yönetimde Vizyon ve Dokunuş: Serdivan Modeli Sakarya’da Ulaşım ve Vizyon Tartışması: Dr. Cihan Kolip’in Çıkışı Ne Anlatıyor? Sakarya’da Anahtar Parti Yükselişi: Serdip Dokumacı’nın Katılımı Ne Anlama Geliyor? Anahtar Kime Lazım? Sakarya Büyükşehir Basketbol Liderliğini Güçlendirdi: Şampiyonluk Yolunda Net Mesaj Açlık Sınırı Asgari Ücreti Geçtiyse, Sorun Rakam Değil Hayattır “Güvenli Liman” Masalı: Bitcoin ve Türkiye’de Yıkılan Hayatlar Serdivan’da Sporun Geleceğine İmza Atıldı Sakarya’da Anahtar Parti’nin Yükselişi Ne Anlama Geliyor? Serdivan’ın Gençleri Kazandı, Sakarya Kazandı Sakarya Büyükşehir’den Net Mesaj: Şampiyonluk Masada, Hamle Sahada Serdivan Belediyesi Sk ve Sakarya Basketbolunun Güçlü Yürüyüşü Zafer Partisi Sakarya’da Yeni Bir Dönemin Kapısını Aralıyor Namağlup Sakarya Büyükşehir İzmir’de de Durmadı: 13’te 13 ile Zirve Yürüyüşü Bir Yılı Uğurlarken, Umudu Yanımıza Alarak… Vizyon Sahada Karşılık Bulduğunda Atilla Çelebi Kimdir? Irak ve Katar Milli Takımlarında Tarih Yazan Türk Basketbol Antrenörü Ceket Değil, Umut Eskidi Zafer Partisi Sakarya’da Neden Tutmadı? AK Parti Teşkilat Gerçeği ve Muhalefetin Alternatif Sorunu Zafer Partisi’nde Teşkilat Sorunu Bu alkış bir kişiye değil, bir bütüne Namağlup Yürüyüş: Büyükşehir Basket Tesadüfen Kazanmıyor Büyükşehir Basketbol: Sahada Güç, Tribünde İnanç, Lig’de Namağlup Yürüyüş TES-İŞ Adapazarı Anadolu Lisesi, Liseler Arası Basketbolda Önemli Bir Derece Elde Etti Sakarya Basketbolunda Yeni Dönemin Ayak Sesleri Fiyatları Uçuran Ekonomi Değil Sadece: Bizim İnsanımızın Açgözlülüğü Atatürk’ü Anmak, Cumhuriyeti Anlamaktır Sakarya BBSK Adana’yı 106-73 Yendi, Tarihi Fark! Unvanla Değil, Uslûpla Lider Olunur Siyasetin Taban Gerçeği: Rakamlar, Liderler ve Türkiye’nin Yeni Dönemi Cihan Amasyalı: Oyunculuktan Yöneticiliğe, Şehrin Basketboluna Adanmış Bir Hayat Basketbol Altyapısında Adaletli Sistem ve Geleceğin İnşası Tribünde Coşku: Sakarya Büyükşehir Basketbol Durmuyor! Deprem Gerçeğiyle Yüzleşmek: Erken Uyarı, Bilinç ve Hazırlık 3I/ATLAS: Evrenin Derinliklerinden Gelen Misafir Sakarya’da Tribün Ateşi Yeniden Yanıyor: Haftanın Maçı! Dünya 2125’te Nerede Olacak? Fındık Fiyatları Neden Düşüyor? Gerçek Rekolte ve Üreticinin Sessiz Direnişi Ümit Dikbayır CHP’ye Katıldı: “Baba Evine Hoş Geldin” – Siyasetin Yeni Yönü Büyükşehir Basket, Perdeyi Güngören’le Açıyor! Sakarya U18 Basketbol Ligi 2025–2026: Gençler Parkede! Sakarya’da Boş Tencere Eylemi: Halkın Sesi Siyasetin Kör Noktasında Ümit Özdağ: Fırtınanın İçindeki Akıl Sapanca Gölü Sessizce Çekiliyor: Suya Dair Bir Vicdan Çağrısı Muhalefetin Muhalefete Muhalefeti: Özgür Özel–Ahmet Davutoğlu Polemiği ve Siyasette Çatışan Cepheler Sakarya’nın Tramvay Tartışması Uçmak için irade gerekir Zamanı Tutabilmek Paranın Geçmediği Pazarda Kaybolan İnsanlık Sakarya’da Basketbolun Yükselen Hikâyesi Türk Kadını ve Siyasette Yükselen Rolü Kaç Seçim Geçti Bu Yol Üzerinden? Ortadoğu’da 72 Saatlik Kriz: ABD-İran Savaşı mı Geliyor? Yol Arkadaşlığı Siyasette Ne Kadar Kıymetli? Zafer Partisi Örneği Üzerinden Bir Okuma Ümit Özdağ’ın Duruşması: Türk Siyasetinde Bir Eşik Noktası 2028 Seçimlerinin Gizli Gücü: Yeni Genç Seçmen Dalgası Birlikte Güçlüyüz, Bayramda Kalplerimizi Birleştirelim Birlik, Motivasyon ve Büyüme: Rumi Bekiroğlu’nun Sakarya Temasları Hindistan-Pakistan Savaşı: Gerilim Nereye Gidiyor? Kendini Tanımadan Kimseye Tanıtma: Dijital Sosyalleşme Yanılgısı Özgürlüğün Anahtarı: Öz Disiplin İlham Bekleme, İlhamı Yarat Windows Haritalar Uygulaması 2025’te Kapatılıyor: Bilmeniz Gerekenler 2030 İş Dünyası Haritası: Geleceğin Mesleklerine Hazır mısınız? Sosyal Medya Gerçekten Özgür mü, Yoksa Bizi Sessizce Bölüyor mu? Android Deprem Uyarı Sistemi: Hayat Kurtaran Teknoloji Nasıl Çalışıyor? Yapay Zeka İle İnsan Arasındaki Sınır Siliniyor mu? Beynin Sırrı: Hafıza ve Algı Arasındaki Gerçeklik Oyunu Kişisel Verilerin Gizliliği: Dijital Dünyanın Görünmez Savaşı Şehrin Koduna Yazılmayanlar Sakarya Süper Lig’de Olmalı: Basketbolun Anadolu’daki Yeni Gücü Sakarya Depreme Hazır mı? 42 Bin Konut İçin Geç Kalmadan Adım Atılmalı