Medyacark Haber Sitesi
HV
25 EYLÜL Cuma 02:37

Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur

Hüseyin Güner
Hüseyin Güner
Giriş Tarihi : 23-09-2026 17:50

Siyasette bazen bir istifa, istifa eden kişiden daha büyük bir tartışma başlatır.

Bugün Ankara’da olan tam da bu.

Mansur Yavaş CHP’den ayrıldı. Siyasi hayatına bağımsız devam edeceğini açıkladı. Ardından bazı ilçe belediye başkanları da aynı yolu tercih etti.

Şimdi herkes bunun nereye varacağını konuşuyor.

Ben başka bir tarafına bakıyorum.

Seçmenin iradesine...

Çünkü seçim günü vatandaş sadece bir ismin karşısına mühür basmıyor.

Bir siyasi kimliğe de oy veriyor.

Bir partiye güveniyor.

Bir kadroya inanıyor.

Bir anlayışın arkasında duruyor.

Sonra o oy, bir koltuğa dönüşüyor.

İşte asıl mesele burada başlıyor.

O koltuk kimin?

Siyasetçinin mi?

Partinin mi?

Yoksa seçmenin mi?

Bence cevabı çok açık.

Seçmenin.

Siyasetçinin görevi o emaneti taşımaktır.

Belediye başkanlığı bir mülk değildir. Milletvekilliği bir tapu değildir. Siyasi makamlar kimsenin şahsi malı değildir.

Bugün seçilirsiniz.

Yarın başka bir siyasi karar alırsınız.

Buna elbette hukuken hakkınız olabilir.

Ama siyasette her hukuki hakkın bir de siyasi ve vicdani karşılığı vardır.

Bunu konuşmadan siyaseti konuşamayız.

Mansur Yavaş'ın istifa açıklamasında da dikkat çeken bir nokta var. Kendisi, vatandaşın sandıkta yalnızca bir isme değil, siyasi bir iradeye de oy verdiğini ve seçmenin iradesini yok saymayı doğru bulmadığını söyledi.

Tam da burası siyasetin düğüm noktası.

Çünkü bu cümleyi herkes kendisine göre okuyabilir.

Ama ben şöyle okuyorum:

Seçmen hafife alınmaz.

Seçmen unutmaz.

Seçmen kendisine verilen oyun nereye gittiğini de, kiminle beraber yürüdüğünü de takip eder.

Biz siyasette bazen teşkilatı unutuyoruz.

Sokağı unutuyoruz.

Sandık başında bekleyen insanı unutuyoruz.

Bir seçim kazanıldığında kürsüye çıkanları hatırlıyoruz da o seçimi kazandırmak için kapı kapı dolaşanları hatırlamıyoruz.

Oysa siyaset sadece seçilmişlerden ibaret değildir.

Bir partinin arkasında yılların emeği vardır.

İnsanların alın teri vardır.

Üyelerin aidiyeti vardır.

Mahalle temsilcisinin emeği vardır.

Sandık görevlisinin sabrı vardır.

Gençlerin heyecanı vardır.

Kadınların mücadelesi vardır.

Ve bütün bunların üzerinde seçmenin güveni vardır.

Ben CHP'liyim.

Dolayısıyla meseleyi sadece Mansur Yavaş üzerinden okumuyorum.

CHP'nin de kendi içinde şu soruyu sorması gerektiğini düşünüyorum:

İnsanlar bize neden güveniyor?

Ve daha önemlisi...

Bu güveni nasıl koruyacağız?

Çünkü parti dediğiniz şey yalnızca genel merkez binası değildir.

Parti, sahadaki insandır.

Mahalledeki üyedir.

Seçim günü sandığın başında duran kişidir.

Sokakta parti adına konuşan yöneticidir.

Ve nihayetinde o partiye oy veren seçmendir.

Kimse siyasetin üzerinde değildir.

Ne seçilmiş belediye başkanı...

Ne milletvekili...

Ne il başkanı...

Ne genel başkan...

Hiç kimse.

Siyaset biraz da bunu kabul etme sanatıdır.

Bugün bir siyasetçi partisinden ayrılabilir.

Yarın başka bir siyasi yolda yürüyebilir.

Bunlar siyasetin içinde vardır.

Ama seçmenin de o tercihi sorgulama hakkı vardır.

Çünkü oy onun.

Güven onun.

Sandık onun.

Emanet onun.

Benim siyasette en çok önemsediğim şeylerden biri bu.

İnsanların verdiği oyun kıymetini bilmek.

Çünkü seçmen, siyasetçinin kariyer planının bir parçası değildir.

Seçmen patron da değildir belki...

Ama siyasetin gerçek sahibidir.

Bugün Ankara'da yaşanan tartışmaya buradan bakmak gerekiyor.

Kim haklı?

Kim haksız?

Kim nereye gidecek?

Kim hangi partiyle yürüyecek?

Bunların hepsi konuşulur.

Ama en son konuşulması gereken şeyi en başta konuşmak gerekiyor:

Bu kararın seçmende karşılığı ne?

Çünkü sandık günü geldiğinde kimsenin geçmişteki açıklamaları, makamı, unvanı tek başına yetmez.

Seçmen önüne bakar.

Dün ne söyledin?

Bugün ne yapıyorsun?

Kiminle yürüyorsun?

Neden yürüyorsun?

Bunların hepsini tartar.

Ve kararını kendisi verir.

Siyasetin güzelliği de burada zaten.

Son sözü siyasetçi değil, sandık söyler.

O yüzden siyaset yapan herkesin kulağında bir cümle olmalı:

Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur.

Bu cümle sadece Mansur Yavaş için değil.

Benim için de.

CHP'de görev yapan herkes için de.

AK Parti'de görev yapan için de.

MHP'de, İYİ Parti'de, DEM Parti'de, başka bir partide siyaset yapan herkes için de.

Çünkü mesele parti meselesinden önce demokrasi meselesidir.

Siyasetçinin özgürlüğü vardır.

Ama seçmenin de hafızası vardır.

İşte ikisini birbirinden ayırdığınız gün, siyaset sadece koltuk hesabına dönüşür.

Ben siyaseti böyle görmüyorum.

Siyaset, alınan oyun hakkını vermektir.

Verilen sözü unutmamaktır.

Ve en önemlisi...

Sana verilen emaneti, sahibinin rızası olmadan başka bir yere taşımamaktır.

Gerisi siyasetin gürültüsüdür.

Seçmenin iradesi ise sandıkta susar.

Ama zamanı geldiğinde konuşur.

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI SAKARYA KİMİ BEKLİYOR? Çocuklarımızın Dünyasında Ne Oluyor? BİR HAFTA NEYİ DEĞİŞTİRİR? Siyaset Yapmak İçin Bir Sebebim Var KOMİSYON KOLTUĞUNDAN DAHA FAZLASI BİR ÇOCUĞUN GELECEĞİ ÇANTASINA SIĞMAZ Yeni Dönem Başlarken: Yıkıcı Eleştiri mi, İnşa Edici Muhalefet mi? Sakarya’da Siyasetin Ölçüsü: İlke ve Duruş | CHP Sakarya OSB'den Endüstri Bölgesi'ne: Sakarya'nın Kuzeyinde Ne Değişti? Muhalefetin Asıl Sorunu Seçim Değil, Birlikte Kalabilmek CHP’de kelimeler değişti, gerçek değişmedi! CHP Sakarya’da Hesaplar Yeniden Yapılıyor 30 Ağustos’u Anlamak Sakarya’da başka bir siyaset mümkün mü? Fuat Özbay ve yeni muhalefet arayışı SEÇMEN GERÇEKTEN HÂLÂ ESKİ ADRESİNDE Mİ? CHP Sakarya’da yeni dönem: Mesele kimlerin geldiği değil, nasıl bir CHP kurulacağı KOLTUKTA DEĞİL, SAHADA ÇİZGİ Mİ DEĞİŞMEDİ, PARTİ Mİ? 27 YIL GEÇTİ… SAKARYA HÂLÂ DEPREMİ BEKLİYOR! CHP Sakarya’da Yeni Dönem Başladı… Asıl Hikâye Şimdi CHP Sakarya’da Mesele Artık “Kim Başkan Olacak?” Değil Sayın Yusuf Alemdar... Sakarya'nın Şampiyon Takımı Size Emanet Şampiyon Olmak Yetmedi... Sakarya Sadece Bir İl Değildir ŞAMPİYON OLDUK... PEKİ ŞİMDİ NE OLDU? Şampiyonluk Bu Kadar mı Değersizdi? Bir Çocuğun Kalbine "Bronz" Yazmak Bir Şampiyonu Alkışladık... Şimdi Sessizce Ölüme mi Terk Ediyoruz? 1. Lig'e Çıkmak Başarıydı, Kalıcı Olmak Asıl Sınav! Parkede Küreselleşme: Yerel Altyapıdan Dünyaya Açılan Vizyon Sakarya Basketbolunda İstikrar ve Başarı: Önder Kaya Yerel Yönetimde Vizyon ve Dokunuş: Serdivan Modeli Sakarya’da Ulaşım ve Vizyon Tartışması: Dr. Cihan Kolip’in Çıkışı Ne Anlatıyor? Sakarya’da Anahtar Parti Yükselişi: Serdip Dokumacı’nın Katılımı Ne Anlama Geliyor? Anahtar Kime Lazım? Sakarya Büyükşehir Basketbol Liderliğini Güçlendirdi: Şampiyonluk Yolunda Net Mesaj Açlık Sınırı Asgari Ücreti Geçtiyse, Sorun Rakam Değil Hayattır “Güvenli Liman” Masalı: Bitcoin ve Türkiye’de Yıkılan Hayatlar Serdivan’da Sporun Geleceğine İmza Atıldı Sakarya’da Anahtar Parti’nin Yükselişi Ne Anlama Geliyor? Serdivan’ın Gençleri Kazandı, Sakarya Kazandı Sakarya Büyükşehir’den Net Mesaj: Şampiyonluk Masada, Hamle Sahada Serdivan Belediyesi Sk ve Sakarya Basketbolunun Güçlü Yürüyüşü Zafer Partisi Sakarya’da Yeni Bir Dönemin Kapısını Aralıyor Namağlup Sakarya Büyükşehir İzmir’de de Durmadı: 13’te 13 ile Zirve Yürüyüşü Bir Yılı Uğurlarken, Umudu Yanımıza Alarak… Vizyon Sahada Karşılık Bulduğunda Atilla Çelebi Kimdir? Irak ve Katar Milli Takımlarında Tarih Yazan Türk Basketbol Antrenörü Ceket Değil, Umut Eskidi Zafer Partisi Sakarya’da Neden Tutmadı? AK Parti Teşkilat Gerçeği ve Muhalefetin Alternatif Sorunu Zafer Partisi’nde Teşkilat Sorunu Bu alkış bir kişiye değil, bir bütüne Namağlup Yürüyüş: Büyükşehir Basket Tesadüfen Kazanmıyor Büyükşehir Basketbol: Sahada Güç, Tribünde İnanç, Lig’de Namağlup Yürüyüş TES-İŞ Adapazarı Anadolu Lisesi, Liseler Arası Basketbolda Önemli Bir Derece Elde Etti Sakarya Basketbolunda Yeni Dönemin Ayak Sesleri Fiyatları Uçuran Ekonomi Değil Sadece: Bizim İnsanımızın Açgözlülüğü Atatürk’ü Anmak, Cumhuriyeti Anlamaktır Sakarya BBSK Adana’yı 106-73 Yendi, Tarihi Fark! Unvanla Değil, Uslûpla Lider Olunur Siyasetin Taban Gerçeği: Rakamlar, Liderler ve Türkiye’nin Yeni Dönemi Cihan Amasyalı: Oyunculuktan Yöneticiliğe, Şehrin Basketboluna Adanmış Bir Hayat Basketbol Altyapısında Adaletli Sistem ve Geleceğin İnşası Tribünde Coşku: Sakarya Büyükşehir Basketbol Durmuyor! Deprem Gerçeğiyle Yüzleşmek: Erken Uyarı, Bilinç ve Hazırlık 3I/ATLAS: Evrenin Derinliklerinden Gelen Misafir Sakarya’da Tribün Ateşi Yeniden Yanıyor: Haftanın Maçı! Dünya 2125’te Nerede Olacak? Fındık Fiyatları Neden Düşüyor? Gerçek Rekolte ve Üreticinin Sessiz Direnişi Ümit Dikbayır CHP’ye Katıldı: “Baba Evine Hoş Geldin” – Siyasetin Yeni Yönü Büyükşehir Basket, Perdeyi Güngören’le Açıyor! Sakarya U18 Basketbol Ligi 2025–2026: Gençler Parkede! Sakarya’da Boş Tencere Eylemi: Halkın Sesi Siyasetin Kör Noktasında Ümit Özdağ: Fırtınanın İçindeki Akıl Sapanca Gölü Sessizce Çekiliyor: Suya Dair Bir Vicdan Çağrısı Muhalefetin Muhalefete Muhalefeti: Özgür Özel–Ahmet Davutoğlu Polemiği ve Siyasette Çatışan Cepheler Sakarya’nın Tramvay Tartışması Uçmak için irade gerekir Zamanı Tutabilmek Paranın Geçmediği Pazarda Kaybolan İnsanlık Sakarya’da Basketbolun Yükselen Hikâyesi Türk Kadını ve Siyasette Yükselen Rolü Kaç Seçim Geçti Bu Yol Üzerinden? Ortadoğu’da 72 Saatlik Kriz: ABD-İran Savaşı mı Geliyor? Yol Arkadaşlığı Siyasette Ne Kadar Kıymetli? Zafer Partisi Örneği Üzerinden Bir Okuma Ümit Özdağ’ın Duruşması: Türk Siyasetinde Bir Eşik Noktası 2028 Seçimlerinin Gizli Gücü: Yeni Genç Seçmen Dalgası Birlikte Güçlüyüz, Bayramda Kalplerimizi Birleştirelim Birlik, Motivasyon ve Büyüme: Rumi Bekiroğlu’nun Sakarya Temasları Hindistan-Pakistan Savaşı: Gerilim Nereye Gidiyor? Kendini Tanımadan Kimseye Tanıtma: Dijital Sosyalleşme Yanılgısı Özgürlüğün Anahtarı: Öz Disiplin İlham Bekleme, İlhamı Yarat Windows Haritalar Uygulaması 2025’te Kapatılıyor: Bilmeniz Gerekenler 2030 İş Dünyası Haritası: Geleceğin Mesleklerine Hazır mısınız? Sosyal Medya Gerçekten Özgür mü, Yoksa Bizi Sessizce Bölüyor mu? Android Deprem Uyarı Sistemi: Hayat Kurtaran Teknoloji Nasıl Çalışıyor? Yapay Zeka İle İnsan Arasındaki Sınır Siliniyor mu? Beynin Sırrı: Hafıza ve Algı Arasındaki Gerçeklik Oyunu Kişisel Verilerin Gizliliği: Dijital Dünyanın Görünmez Savaşı Şehrin Koduna Yazılmayanlar Sakarya Süper Lig’de Olmalı: Basketbolun Anadolu’daki Yeni Gücü Sakarya Depreme Hazır mı? 42 Bin Konut İçin Geç Kalmadan Adım Atılmalı