Bugün AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Seçim İşleri Başkanı Ali İhsan Yavuz konuştu.
Dedi ki:
“Bir hafta bile olsa maksat hâsıl oluyor.”
Şimdi durup düşünelim.
Bir hafta!
Ne demek bir hafta?
Normal takvimde seçim Mayıs 2028.
Ama TBMM 360 milletvekiliyle seçimlerin yenilenmesine karar verirse, Anayasa'nın 116. maddesi kapsamında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeniden adaylığının önü açılabiliyor.
Ali İhsan Yavuz'un anlattığı senaryo tam olarak bu.
Peki neden bugün?
Neden şimdi?
Daha seçim takvimine uzun süre varken, neden Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeniden adaylığının hukuki yolu konuşuluyor?
Asıl soru burada.
Yavuz sadece “seçim ne zaman olacak?” demedi.
Aslında bize bir formül anlattı:
360 milletvekili…
Seçimlerin yenilenmesi…
Ve Erdoğan'ın yeniden adaylığı…
Üstelik bunun seçimden çok kısa süre önce, hatta bir hafta önce bile yapılabileceğini söyledi.
Bu söz öyle geçiştirilecek bir söz değil.
Çünkü bunu söyleyen sıradan bir milletvekili değil.
AK Parti'nin seçim işlerinden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı.
Yani seçim süreçlerinin merkezindeki isimlerden biri.
Şimdi herkes kendi açısından yorum yapabilir.
“Kulis bilgisi mi?”
“Mesaj mı?”
“Yoklama mı?”
“Anayasal bir ihtimalin anlatılması mı?”
Bunların cevabını bugün kesin olarak vermek mümkün değil.
Ama bir gerçek var:
Bu ihtimal artık kamuoyunun önüne açıkça konulmuş durumda.
Muhalefetin yapması gereken de panik yapmak değil.
Söyleneni iyi okumak.
Çünkü siyaset sadece seçim günü sandığa gitmek değildir.
Seçimden önce hangi ihtimallerin konuşulduğunu görmek de siyasettir.
Bugün “2028'de seçim var” deniliyor.
Aynı anda “Bir hafta önce seçim yenilenirse adaylık mümkün” deniliyor.
İşte burada insanın aklına ister istemez şu soru geliyor:
Madem seçim 2028'de, bir haftanın hesabı neden bugünden yapılıyor?
Bence asıl mesele bu.
Gerisini önümüzdeki günlerde göreceğiz.
Çünkü siyasette bazen takvimdeki bir hafta,
sandığın kendisinden daha büyük bir anlam taşıyabilir.














