Bir şehir düşünün...
Yıllarca basketbolda adından söz ettirmiş.
Süper Lig görmüş.
Milli sporcuları ağırlamış.
Salonlarında binlerce insanın aynı heyecanla ayağa kalktığı günleri yaşamış.
Sonra...
Yeniden ayağa kalkmış.
Bir takım kurulmuş.
Mücadele edilmiş.
İnanılmış.
Ve o takım, parkede alın teriyle şampiyon olmuş.
Üstelik yıllar sonra yeniden Türkiye Basketbol 1. Ligi'ne yükselmiş.
Tam da bu noktada şehir olarak şu cümleyi kurmamız gerekmez miydi?
"Şampiyon olduk... 1. Lig'deyiz... Şimdi daha büyük hedeflere yürüyoruz."
Ama bugün o cümlenin yerini başka bir soru aldı.
"Acaba devam edebilecek miyiz?"
İşte insanı düşündüren de tam olarak bu...
Hayatta başarısızlıkların mazereti çoktur.
Ama başarıların mazerete ihtiyacı yoktur.
Çünkü başarı, korunması gereken bir değerdir.
Şampiyon olmuş bir takım yük değildir.
Aksine...
Bir şehrin en büyük fırsatlarından biridir.
Doğru yönetildiğinde çocuklara umut olur.
Gençlere hedef olur.
Şehre heyecan olur.
Ekonomiye hareket olur.
Marka değerine güç katar.
Bazen bir basketbol takımı...
Bir şehrin en güçlü tanıtım elçisi olur.
Elbette spor yalnızca duygularla yönetilmez.
Bütçeler vardır.
Hukuki süreçler vardır.
Geçmişten gelen dosyalar vardır.
Hiçbiri yokmuş gibi davranamayız.
Ancak tam da bu yüzden sormamız gereken soru şudur:
Şampiyonluk kazanıldığı gün, bu başarıyı yaşatacak yol haritası da hazır mıydı?
Çünkü vizyon...
Sorun ortaya çıktığında çözüm üretmek değildir.
Sorun ortaya çıkmadan geleceği planlayabilmektir.
Bu yazıyı kimseyi suçlamak için yazmıyorum.
Çünkü spor, suçlu arayarak büyümez.
Spor...
Ortak akılla büyür.
Ortak iradeyle büyür.
Ortak hedefle büyür.
Ama sessiz kalırsak, yarın bu şehrin çocukları bize çok haklı bir soru soracak:
"Şampiyon olduk... 1. Lig'e çıktık... Peki neden devam edemedik?"
İşte o gün verecek bir cevabımız olmalı.
Sayın Yusuf Alemdar...
Sayın Enes Başkan...
Bu satırlar bir eleştiri değil.
Bir Sakarya'lının samimi çağrısıdır.
Henüz hiçbir şey için geç değil.
Bu şehir yıllar sonra basketbolda yeniden umutlandı.
O umudun yarım kalmasına izin vermeyin.
Çünkü bazen alınan bir karar...
Sadece bugünü değil...
Gelecek nesilleri de etkiler.
Bugün korunacak olan yalnızca bir basketbol takımı değildir.
Korunacak olan...
Sakarya'nın spor hafızasıdır.
Gençlerin hayalleridir.
Bu şehrin geleceğe olan inancıdır.
Şampiyonluklar yeniden kazanılabilir.
Ama kaybedilen güveni yeniden inşa etmek yıllar alır.
O yüzden gelin...
Bu hikâyeyi...
"Şampiyon olduk ama..."
diye bitirmeyelim.
Sakarya'ya yakışan cümle şu olsun:
"Şampiyon olduk... Türkiye Basketbol 1. Ligi'ndeyiz... Ve şampiyonumuza sahip çıktık."
Çünkü bir şehir...
Sadece şampiyon olduğunda değil...
Şampiyonuna sahip çıktığında tarih yazar.















