CHP’de kelimeler değişti, gerçek değişmedi!

Hüseyin Güner

01-09-2026 16:44

Siyasette bazen gerçekleri değiştiremezsiniz; sadece kelimeleri değiştirirsiniz.

“Seçilmiş” dersiniz başka, “atanmış” dersiniz başka…

“Göreve dönüş” dersiniz başka, “kayyum” dersiniz başka…

Ama kelimeleri değiştirerek gerçeği değiştiremezsiniz.

Bugün Cumhuriyet Halk Partisi’nde tam olarak bunu yaşıyoruz.

Kemal Kılıçdaroğlu’na “atanmış genel başkan”, “kayyum” diyenlere soruyorum:

Hangi atamadan söz ediyorsunuz?

Kim, kimi atadı?

Hangi makam, hangi yetkiyle bir kişiyi CHP Genel Başkanlığı’na atadı?

Ortada böyle bir atama yok.

Ortada 37. Kurultay’da delegelerin oylarıyla seçilmiş bir genel başkan var.

Ve yine ortada, 38. Kurultay’a ilişkin devam eden bir yargı süreci ve bu süreçte alınmış mahkeme kararları var.

Dolayısıyla bugün yapılması gereken şey, hoşumuza giden veya gitmeyen siyasi sonuçlara göre kavramları yeniden icat etmek değil; olanı olduğu gibi konuşmaktır.

Çünkü demokrasi, işimize gelen sonucu savunmak değildir.

Hukuk da sadece bizim tarafımız kazandığında hatırlanacak bir kavram değildir.

Peki neden “kayyum” deniliyor?

Çünkü siyasi tartışmalarda bazı kelimelerin güçlü bir karşılığı vardır.

“Kayyum” kelimesi de bunlardan biridir.

İnsanların zihninde doğrudan “seçilmiş iradenin yok sayılması” çağrışımı yaratır.

Bu nedenle bir kişiye “kayyum” dediğinizde aslında sadece bir hukuki durumu tarif etmiş olmazsınız; aynı zamanda o kişiye yönelik güçlü bir siyasi algı oluşturursunuz.

İşte tam da bu nedenle kelimeleri dikkatli kullanmak gerekir.

Kemal Kılıçdaroğlu, CHP’nin 37. Olağan Kurultayı’nda seçilmiş genel başkandır.

Kurultay sonrasında görevini Özgür Özel devralmıştır.

Ancak 38. Kurultay'a ilişkin yargı sürecinde alınan kararlar sonucunda Kılıçdaroğlu ve 37. Kurultay’da seçilen yönetimin yeniden görev almasının önü açılmıştır.

Bunun siyasi açıdan hoşunuza gitmemesi mümkündür.

Kararı yanlış bulabilirsiniz.

İtiraz edebilirsiniz.

Hatta çok sert şekilde eleştirebilirsiniz.

Bunların hepsi demokratik siyasetin içerisinde vardır.

Ama buna “atama” demek başka bir şeydir.

Çünkü atama ile göreve dönüş aynı şey değildir.

CHP'nin asıl problemi burada başlıyor

Bence CHP'nin bugün karşı karşıya olduğu en büyük tehlike, Kılıçdaroğlu mu Özgür Özel mi tartışması değildir.

Asıl tehlike, partinin kendi içindeki siyasi mücadeleyi düşmanlık diline dönüştürmesidir.

Birbirine “hain” diyen…

Birbirini “trol” ilan eden…

Birbirini “kayyumcu” olmakla suçlayan…

Birbirinin CHP'liliğini sorgulayan…

Bir siyasi parti iktidara böyle hazırlanamaz.

CHP'nin bugün Türkiye'ye anlatması gereken hikâye, kendi içindeki kavganın hikâyesi değildir.

Türkiye'nin ekonomik sorunları var.

Emeklinin geçim derdi var.

Gençlerin gelecek kaygısı var.

Çiftçinin, esnafın, işçinin sorunları var.

Adalet ve hukuk konusunda toplumun ciddi beklentileri var.

Vatandaş CHP'ye baktığında kendi sorunlarına çözüm arıyor.

CHP ise kendi içerisinde birbirine bakıp “Sen kimsin?” diye sorarsa, vatandaşın “Benim derdimi kim çözecek?” sorusuna cevap veremez.

Hukuk herkes için hukuk olmalı

Bugün CHP'nin yapması gereken en önemli şeylerden biri de hukuka yaklaşımını siyasi konjonktürden kurtarmaktır.

Bugün hoşumuza giden bir mahkeme kararını alkışlayıp, yarın hoşumuza gitmeyen bir kararı “siyasi operasyon” ilan edersek, savunduğumuz hukuk değil, kendi pozisyonumuz olur.

Bu CHP'ye yakışmaz.

Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi'nin tarihsel iddiası çok daha büyüktür.

Biz hukuku sadece kendimiz için istemeyiz.

Biz hukukun herkes için işlemesini isteriz.

Biz demokrasiyi sadece kazandığımız zaman savunmayız.

Kaybettiğimizde de savunuruz.

İşte gerçek demokrasi sınavı budur.

Kılıçdaroğlu tartışması üzerinden CHP nereye gidiyor?

Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP'de uzun yıllara dayanan bir siyasi geçmişi var.

Özgür Özel'in de CHP Genel Başkanlığı'na kurultay iradesiyle gelmiş olması ayrı bir siyasi gerçekliktir.

Bu iki gerçeği birbirini yok etmek için kullanmak yerine, CHP'nin geleceğini konuşmak gerekiyor.

Çünkü artık CHP'nin geçmişle kavga ederek geleceği kazanma şansı yok.

Geçmişin hesabı elbette sorulabilir.

Yanlışlar elbette konuşulabilir.

Ama bir siyasi parti, sürekli kendi geçmişini tartışarak geleceğini kuramaz.

CHP'nin önünde çok daha büyük bir hedef var:

İktidar olmak.

Artık birbirimizi yenme zamanı değil

Bugün CHP içerisinde herkesin kendisine sorması gereken bir soru var:

“Ben haklı çıkmak mı istiyorum, yoksa CHP'nin iktidar olmasını mı?”

Çünkü ikisi her zaman aynı şey değildir.

Bazen haklı olduğunuzu düşünürsünüz ama kullandığınız dil partinize zarar verir.

Bazen siyasi rakibinizi köşeye sıkıştırırsınız ama aynı anda seçmenin umudunu da köşeye sıkıştırırsınız.

Siyaset sadece kazanmak değildir.

Siyaset, kazandığınızda ne yapacağınızı da bilmektir.

CHP'nin bugün birbirine ihtiyacı var.

Örgütün deneyimine de ihtiyacı var.

Gençlerin enerjisine de ihtiyacı var.

Kadınların sahadaki gücüne de ihtiyacı var.

Kırgınların yeniden kazanılmasına da ihtiyacı var.

Ve en önemlisi, vatandaşın güvenine ihtiyacı var.

Velhasıl;

Kemal Kılıçdaroğlu'na “atanmış” demek, bir siyasi tercih olabilir.

Ama bunu bir gerçek gibi sunmak başka bir şeydir.

Mahkeme kararını eleştirmek demokratik haktır.

Ama mahkeme kararının sonucunu beğenmediğiniz için hukuki kavramları değiştirmek doğru değildir.

“Kayyum” başka bir şeydir.

“Seçilmiş bir yönetimin hukuki süreç sonucunda yeniden göreve gelmesi” başka bir şeydir.

Bunu birbirine karıştırmayalım.

Çünkü CHP'nin bugün ihtiyacı olan şey daha fazla kavga değil.

Daha fazla ayrışma değil.

Daha fazla etiketleme hiç değil.

CHP'nin ihtiyacı olan şey siyasi akıl, örgütsel birlik ve ahlaki bir duruştur.

Ben CHP'nin kendi içerisinde birbirini tüketmesini değil, Türkiye'yi değiştirecek bir siyasi iradeye dönüşmesini istiyorum.

Ben CHP'lilerin birbirine “Sen kimsin?” diye sormasını değil, “Türkiye için ne yapabiliriz?” diye sormasını istiyorum.

Çünkü mesele artık bir kişinin, bir ekibin veya bir grubun kazanması değil.

Mesele CHP'nin kazanmasıdır.

Ve CHP'nin kazanması demek, sadece bir siyasi partinin seçim kazanması değildir.

Mesele;

adaletin kazanmasıdır.

hukukun kazanmasıdır.

demokrasinin kazanmasıdır.

sandıkta millet iradesinin kazanmasıdır.

O yüzden kelimelerle algı yaratmak yerine, gerçeklerle yüzleşelim.

Çünkü gerçek değişmedi.

Sadece kelimeler değişti.

Ve artık CHP'nin kelimelerle değil, Türkiye'ye vereceği cevaplarla konuşma zamanı geldi.

DİĞER YAZILARI CHP Sakarya’da Hesaplar Yeniden Yapılıyor 01-01-1970 03:00 30 Ağustos’u Anlamak 01-01-1970 03:00 Sakarya’da başka bir siyaset mümkün mü? Fuat Özbay ve yeni muhalefet arayışı 01-01-1970 03:00 SEÇMEN GERÇEKTEN HÂLÂ ESKİ ADRESİNDE Mİ? 01-01-1970 03:00 CHP Sakarya’da yeni dönem: Mesele kimlerin geldiği değil, nasıl bir CHP kurulacağı 01-01-1970 03:00 KOLTUKTA DEĞİL, SAHADA 01-01-1970 03:00 MUHALEFET YENİDEN HİZALANIYOR 01-01-1970 03:00 ÇİZGİ Mİ DEĞİŞMEDİ, PARTİ Mİ? 01-01-1970 03:00 27 YIL GEÇTİ… SAKARYA HÂLÂ DEPREMİ BEKLİYOR! 01-01-1970 03:00 CHP Sakarya’da Yeni Dönem Başladı… Asıl Hikâye Şimdi 01-01-1970 03:00 CHP Sakarya’da Mesele Artık “Kim Başkan Olacak?” Değil 01-01-1970 03:00 Sayın Yusuf Alemdar... Sakarya'nın Şampiyon Takımı Size Emanet 01-01-1970 03:00 Şampiyon Olmak Yetmedi... 01-01-1970 03:00 Sakarya'da Yeni Parti: Patron Kim, Kararı Kim Verecek? 01-01-1970 03:00 Sakarya Sadece Bir İl Değildir 01-01-1970 03:00 ŞAMPİYON OLDUK... PEKİ ŞİMDİ NE OLDU? 01-01-1970 03:00 CHP'de Yol Ayrımı: Hukuk, Siyaset ve Sandığın Hesabı 01-01-1970 03:00 Şampiyonluk Bu Kadar mı Değersizdi? 01-01-1970 03:00 Bir Çocuğun Kalbine "Bronz" Yazmak 01-01-1970 03:00 Bir Şampiyonu Alkışladık... Şimdi Sessizce Ölüme mi Terk Ediyoruz? 01-01-1970 03:00 1. Lig'e Çıkmak Başarıydı, Kalıcı Olmak Asıl Sınav! 01-01-1970 03:00 Parkede Küreselleşme: Yerel Altyapıdan Dünyaya Açılan Vizyon 01-01-1970 03:00 SİYASETİN SIKIŞAN KORİDORLARI VE MUHALEFETİN "B PLANI" ARAYIŞI 01-01-1970 03:00 Sakarya Basketbolunda İstikrar ve Başarı: Önder Kaya 01-01-1970 03:00 Yerel Yönetimde Vizyon ve Dokunuş: Serdivan Modeli 01-01-1970 03:00 Sakarya’da Ulaşım ve Vizyon Tartışması: Dr. Cihan Kolip’in Çıkışı Ne Anlatıyor? 01-01-1970 03:00 Sakarya’da Anahtar Parti Yükselişi: Serdip Dokumacı’nın Katılımı Ne Anlama Geliyor? 01-01-1970 03:00 Anahtar Kime Lazım? 01-01-1970 03:00 Sakarya Büyükşehir Basketbol Liderliğini Güçlendirdi: Şampiyonluk Yolunda Net Mesaj 01-01-1970 03:00 Açlık Sınırı Asgari Ücreti Geçtiyse, Sorun Rakam Değil Hayattır 01-01-1970 03:00 “Güvenli Liman” Masalı: Bitcoin ve Türkiye’de Yıkılan Hayatlar 01-01-1970 03:00 Serdivan’da Sporun Geleceğine İmza Atıldı 01-01-1970 03:00 Sakarya’da Anahtar Parti’nin Yükselişi Ne Anlama Geliyor? 01-01-1970 03:00 Serdivan’ın Gençleri Kazandı, Sakarya Kazandı 01-01-1970 03:00 Sakarya Büyükşehir’den Net Mesaj: Şampiyonluk Masada, Hamle Sahada 01-01-1970 03:00 Serdivan Belediyesi Sk ve Sakarya Basketbolunun Güçlü Yürüyüşü 01-01-1970 03:00 Zafer Partisi Sakarya’da Yeni Bir Dönemin Kapısını Aralıyor 01-01-1970 03:00 Namağlup Sakarya Büyükşehir İzmir’de de Durmadı: 13’te 13 ile Zirve Yürüyüşü 01-01-1970 03:00 Bir Yılı Uğurlarken, Umudu Yanımıza Alarak… 01-01-1970 03:00 Vizyon Sahada Karşılık Bulduğunda 01-01-1970 03:00 Atilla Çelebi Kimdir? Irak ve Katar Milli Takımlarında Tarih Yazan Türk Basketbol Antrenörü 01-01-1970 03:00 Ceket Değil, Umut Eskidi 01-01-1970 03:00 Zafer Partisi Sakarya’da Neden Tutmadı? 01-01-1970 03:00 AK Parti Teşkilat Gerçeği ve Muhalefetin Alternatif Sorunu 01-01-1970 03:00 Zafer Partisi’nde Teşkilat Sorunu 01-01-1970 03:00 Bu alkış bir kişiye değil, bir bütüne 01-01-1970 03:00 Namağlup Yürüyüş: Büyükşehir Basket Tesadüfen Kazanmıyor 01-01-1970 03:00 Siyasette Vefanın Gerçek Yüzü 01-01-1970 03:00 Büyükşehir Basketbol: Sahada Güç, Tribünde İnanç, Lig’de Namağlup Yürüyüş 01-01-1970 03:00 TES-İŞ Adapazarı Anadolu Lisesi, Liseler Arası Basketbolda Önemli Bir Derece Elde Etti 01-01-1970 03:00 Sakarya Basketbolunda Yeni Dönemin Ayak Sesleri 01-01-1970 03:00 Fiyatları Uçuran Ekonomi Değil Sadece: Bizim İnsanımızın Açgözlülüğü 01-01-1970 03:00 Siyasetin Sessizliği: Gerçek Dostluk, Vefa ve Yüzleşme Zamanı 01-01-1970 03:00 Atatürk’ü Anmak, Cumhuriyeti Anlamaktır 01-01-1970 03:00 Sakarya BBSK Adana’yı 106-73 Yendi, Tarihi Fark! 01-01-1970 03:00 Unvanla Değil, Uslûpla Lider Olunur 01-01-1970 03:00 Siyasetin Taban Gerçeği: Rakamlar, Liderler ve Türkiye’nin Yeni Dönemi 01-01-1970 03:00 Cihan Amasyalı: Oyunculuktan Yöneticiliğe, Şehrin Basketboluna Adanmış Bir Hayat 01-01-1970 03:00 Basketbol Altyapısında Adaletli Sistem ve Geleceğin İnşası 01-01-1970 03:00 Tribünde Coşku: Sakarya Büyükşehir Basketbol Durmuyor! 01-01-1970 03:00 Deprem Gerçeğiyle Yüzleşmek: Erken Uyarı, Bilinç ve Hazırlık 01-01-1970 03:00 3I/ATLAS: Evrenin Derinliklerinden Gelen Misafir 01-01-1970 03:00 Sakarya’da Tribün Ateşi Yeniden Yanıyor: Haftanın Maçı! 01-01-1970 03:00 Dünya 2125’te Nerede Olacak? 01-01-1970 03:00 Fındık Fiyatları Neden Düşüyor? Gerçek Rekolte ve Üreticinin Sessiz Direnişi 01-01-1970 03:00 Ümit Dikbayır CHP’ye Katıldı: “Baba Evine Hoş Geldin” – Siyasetin Yeni Yönü 01-01-1970 03:00 Büyükşehir Basket, Perdeyi Güngören’le Açıyor! 01-01-1970 03:00 Sakarya U18 Basketbol Ligi 2025–2026: Gençler Parkede! 01-01-1970 03:00 Sakarya’da Boş Tencere Eylemi: Halkın Sesi Siyasetin Kör Noktasında 01-01-1970 03:00 Ümit Özdağ: Fırtınanın İçindeki Akıl 01-01-1970 03:00 Sapanca Gölü Sessizce Çekiliyor: Suya Dair Bir Vicdan Çağrısı 01-01-1970 03:00 Muhalefetin Muhalefete Muhalefeti: Özgür Özel–Ahmet Davutoğlu Polemiği ve Siyasette Çatışan Cepheler 01-01-1970 03:00 Sakarya’nın Tramvay Tartışması 01-01-1970 03:00 Uçmak için irade gerekir 01-01-1970 03:00 Zamanı Tutabilmek 01-01-1970 03:00 Paranın Geçmediği Pazarda Kaybolan İnsanlık 01-01-1970 03:00 Sakarya’da Basketbolun Yükselen Hikâyesi 01-01-1970 03:00 Türk Kadını ve Siyasette Yükselen Rolü 01-01-1970 03:00 Kaç Seçim Geçti Bu Yol Üzerinden? 01-01-1970 03:00 Ortadoğu’da 72 Saatlik Kriz: ABD-İran Savaşı mı Geliyor? 01-01-1970 03:00 Yol Arkadaşlığı Siyasette Ne Kadar Kıymetli? Zafer Partisi Örneği Üzerinden Bir Okuma 01-01-1970 03:00 Ümit Özdağ’ın Duruşması: Türk Siyasetinde Bir Eşik Noktası 01-01-1970 03:00 2028 Seçimlerinin Gizli Gücü: Yeni Genç Seçmen Dalgası 01-01-1970 03:00 Birlikte Güçlüyüz, Bayramda Kalplerimizi Birleştirelim 01-01-1970 03:00 Birlik, Motivasyon ve Büyüme: Rumi Bekiroğlu’nun Sakarya Temasları 01-01-1970 03:00 Hindistan-Pakistan Savaşı: Gerilim Nereye Gidiyor? 01-01-1970 03:00 Kendini Tanımadan Kimseye Tanıtma: Dijital Sosyalleşme Yanılgısı 01-01-1970 03:00 Özgürlüğün Anahtarı: Öz Disiplin 01-01-1970 03:00 İlham Bekleme, İlhamı Yarat 01-01-1970 03:00 Windows Haritalar Uygulaması 2025’te Kapatılıyor: Bilmeniz Gerekenler 01-01-1970 03:00 2030 İş Dünyası Haritası: Geleceğin Mesleklerine Hazır mısınız? 01-01-1970 03:00 Sosyal Medya Gerçekten Özgür mü, Yoksa Bizi Sessizce Bölüyor mu? 01-01-1970 03:00 Android Deprem Uyarı Sistemi: Hayat Kurtaran Teknoloji Nasıl Çalışıyor? 01-01-1970 03:00 Yapay Zeka İle İnsan Arasındaki Sınır Siliniyor mu? 01-01-1970 03:00 Beynin Sırrı: Hafıza ve Algı Arasındaki Gerçeklik Oyunu 01-01-1970 03:00 Kişisel Verilerin Gizliliği: Dijital Dünyanın Görünmez Savaşı 01-01-1970 03:00 Şehrin Koduna Yazılmayanlar 01-01-1970 03:00 Sakarya Süper Lig’de Olmalı: Basketbolun Anadolu’daki Yeni Gücü 01-01-1970 03:00 Sakarya Depreme Hazır mı? 42 Bin Konut İçin Geç Kalmadan Adım Atılmalı 01-01-1970 03:00