Sakarya siyasetinde sessiz ama derin bir satranç oynanıyor.
Henüz tabelalar tam asılmadan, makamlar paylaşılmadan, ilk güç mücadelesinin başladığı konuşuluyor.
Kulislerin en çok konuştuğu isim ise Ayça Taşkent.
İddialara göre, Yeni Parti'nin Sakarya yapılanmasında belirleyici rol üstlenmesi bekleniyor. Eğer bu iddialar doğruysa, önünde kolay bir dosya yok.
Çünkü siyaset yalnızca isim belirlemek değildir; farklı beklentileri aynı hedefte buluşturabilmektir.
Bugün kulislerde birden fazla ismin il başkanlığı için konuşulduğu ifade ediliyor. Bu süreçte Ecevit Keleş'in nasıl bir tavır alacağı, uzun süredir sessiz kalan Engin Özkoç'un nasıl bir yol izleyeceği merak konusu.
Asıl soru ise şu:
Yeni Parti, Sakarya'da ortak akılla mı şekillenecek, yoksa tek merkezin iradesiyle mi yol alacak?
Eğer herkes kendi adayını dayatırsa, daha yolun başında birlik görüntüsü zedelenebilir.
Eğer uzlaşma sağlanırsa, bu yalnızca bir il başkanı seçimi olmayacak; partinin Sakarya'daki geleceğinin de ilk temeli atılmış olacak.
Siyasette hiçbir koltuk, üzerinde uzlaşı sağlanmadan kalıcı olmaz.
Bugün kulislerde konuşulanlar yarın değişebilir.
Ancak değişmeyecek tek gerçek şudur:
Sakarya'da kartlar yeniden karılıyor.
Ve bu kez sadece kimin il başkanı olacağı değil, kimin gerçekten söz sahibi olacağı da belli olacak.
Bugün konuşulan isimler yarın değişebilir.
Ancak değişmeyecek olan, bu sürecin Sakarya siyasetinin yeni güç haritasını belirleyecek olmasıdır.
Kimin il başkanı olacağından çok, bu kadroların hangi anlayışla oluşturulacağı önem taşıyor. Çünkü siyaset, yalnızca isimlerden ibaret değildir; güven, temsil ve ortak akıl üzerine inşa edildiğinde kalıcı olur.
Önümüzdeki günlerde yapılacak her tercih, yalnızca bir atama değil, Yeni Parti'nin Sakarya'daki siyasi kimliğine de yön verecek.
Şimdi gözler kulislerde değil, verilecek kararlarda.
Çünkü siyasetin gerçek patronu, en çok konuşulan değil; en doğru zamanda en doğru kararı verebilendir.


















