Medyacark Haber Sitesi
HV
20 AĞUSTOS Perşembe 07:50

KOLTUKTA DEĞİL, SAHADA

Hüseyin Güner
Hüseyin Güner
Giriş Tarihi : 19-08-2026 15:37

Bir siyasetçiyi makamı değil, sahadaki izi anlatır.

Sakarya siyasetini yakından takip edenler bilir…

Bazı isimler vardır, görev değiştirir ama siyaset yapma biçimi değişmez.

Partisi değişebilir.

Makamı değişebilir.

Ünvanı değişebilir.

Ama sahaya bakışı değişmez.

Av. Serdip Dokumacı benim gözümde tam da böyle bir isim.

Daha önce hakkında üç kez yazdım.

Her yazıda başka bir pencereden baktım.

Bugün yeniden yazıyorum.

Çünkü bazı siyasetçileri bir kez yazmak yetmez.

Onları anlamak için zaman içerisindeki davranışlarına bakmak gerekir.

Ve Serdip Dokumacı'nın siyasi hayatında benim dikkatimi çeken en belirgin özellik şu:

Koltukta oturan bir başkan olmadı.

Siyasette makam kolaydır.

Makam odası vardır.

Masa vardır.

Koltuk vardır.

Telefon vardır.

Gelen gider, giden gelir.

Ama siyaset sadece bunlardan ibaret değildir.

Asıl siyaset sokağın içinde başlar.

Esnafın kepenginin önünde…

Bir vatandaşın anlattığı sıkıntıda…

Mahallenin ara sokağında…

Teşkilat toplantısında…

Bazen hiç tanımadığınız bir insanın elini sıkarken…

Serdip Dokumacı'nın siyasi geçmişine ve bugün yaptığı çalışmalara baktığınızda, bu tarafının hiç değişmediğini görüyorsunuz.

İYİ Parti döneminde de sahadaydı.

2023 seçim sürecinde de esnaf ve vatandaş ziyaretleriyle gündemdeydi.

Bugün Anahtar Parti Adapazarı İlçe Başkanı olarak da aynı yerde.

Sokağın içinde.

Esnafın yanında.

Mahallelerde.

Teşkilatın arasında.

Yani aslında değişen parti tabelası olabilir.

Değişmeyen ise siyaset yapma biçimi.

Bence Serdip Dokumacı'yı anlatırken en fazla burada durmak gerekiyor.

Çünkü Türkiye'de siyaset uzun zamandır biraz fazla “ekran siyasetine” sıkışmış durumda.

Bir açıklama yapılır.

Bir fotoğraf paylaşılır.

Bir açıklamaya başka bir açıklamayla cevap verilir.

Sosyal medya birkaç saat konuşur.

Sonra başka bir gündem gelir.

Oysa sokakta siyaset böyle değil.

Esnafın derdi bir paylaşım kadar kısa değil.

Vatandaşın ekonomik sıkıntısı bir basın açıklaması kadar kolay değil.

Mahallenin problemi bir sosyal medya gönderisiyle ortadan kalkmıyor.

Bunun için dinlemek gerekiyor.

Tekrar gitmek gerekiyor.

Takip etmek gerekiyor.

İnsanlarla temas halinde kalmak gerekiyor.

Serdip Dokumacı'nın bugün yaptığı saha çalışmalarında dikkat çeken taraf da bana göre tam olarak bu.

Adapazarı'nda esnaf ziyaretleri yapıyor, vatandaşlarla birebir görüşüyor ve mahalle yapılanmasını büyütmeye çalışıyor.

Bu nedenle onu sadece “Anahtar Parti Adapazarı İlçe Başkanı” olarak değerlendirmek bana eksik geliyor.

Çünkü onun siyasi kimliğinin önemli bir bölümü sahada şekilleniyor.

Bir başka dikkat çekici nokta ise şu:

Dokumacı siyaseti yalnızca seçim döneminde hatırlayan isimlerden biri gibi görünmüyor.

Mayıs ayında Ankara Caddesi esnafıyla yapılan ziyaretler…

Haziran ayında Adapazarı'nın farklı noktalarında sürdürülen çalışmalar…

Temmuz ayında Turan Caddesi'nde devam eden saha ziyaretleri…

Bunların ortak noktası aynı:

Sürekli temas.

Üstelik mesele sadece esnaf ziyareti de değil.

Mahalle teşkilatlanmasına da ağırlık veriliyor.

Adapazarı'nın 84 mahallesinin tamamında teşkilatlanma hedefinden söz ediliyor.

İşte burada siyaset biraz daha farklı bir anlam kazanıyor.

Çünkü teşkilat dediğiniz şey tabeladan ibaret değildir.

İnsan ister.

Güven ister.

Emek ister.

Zaman ister.

Ve en önemlisi sahada olmayı ister.

Serdip Dokumacı'nın siyasi çizgisinde benim dikkatimi çeken başka bir özellik daha var:

Doğru gördüğüne doğru, yanlış gördüğüne yanlış deme iddiası.

Anahtar Parti'ye katılırken de bunu özellikle vurguladı.

Yaklaşık iki yıllık siyasi aranın ardından yeniden aktif siyasete dönerken, sahada olmak ve doğruya doğru, yanlışa yanlış demek için siyasete döndüğünü ifade etti.

Bu cümle siyasette kolay kurulabilir.

Ama önemli olan cümlenin arkasında durabilmektir.

Çünkü siyaset sadece kendi partinizi savunmak değildir.

Bazen kendi partinizin yanlışını da görebilmektir.

Bazen başka bir siyasi yapının doğru yaptığı bir işi teslim edebilmektir.

Bazen de toplumun hoşuna gitmeyecek olsa bile inandığınız şeyi söyleyebilmektir.

Siyasette karakter biraz da burada ortaya çıkar.

Ben Serdip Dokumacı'nın bugün geldiği noktayı değerlendirirken, Anahtar Parti'nin yeni bir siyasi yapı olmasından daha çok başka bir noktaya bakıyorum.

Bir isim, yeni bir siyasi yapının içinde kendi tarzını ne kadar taşıyabiliyor?

Dokumacı açısından baktığımda cevap oldukça net.

Sahada.

Çünkü daha önce neredeyse aynı görüntüyü farklı bir siyasi kimlikle gördük.

Bugün yine görüyoruz.

Esnafla konuşurken…

Vatandaşın derdini dinlerken…

Mahalle teşkilatı oluştururken…

Sokakta yürürken…

Bu yüzden benim için Serdip Dokumacı'nın hikâyesinde asıl mesele parti değişikliği değil.

Siyaset yapma biçiminin değişmemesi.

Belki de bugün siyasetin en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden biri bu.

İnsanlarla konuşan siyasetçi.

Dinleyen siyasetçi.

Sokağı bilen siyasetçi.

Esnafın ne yaşadığını bilen…

Mahallenin ne istediğini bilen…

Vatandaşın hangi noktada itiraz ettiğini bilen…

Çünkü seçim sandığına giden insanın karşısına seçimden birkaç ay önce çıkmak kolay.

Asıl mesele, seçim yokken de aynı insanlarla yan yana durabilmek.

Serdip Dokumacı'nın siyasi yolculuğunda benim gördüğüm en belirgin çizgi de bu.

Sahadan kopmamak.

Bugün Sakarya siyasetinde birçok isim var.

Kimi kürsüsüyle…

Kimi sosyal medyasıyla…

Kimi açıklamalarıyla…

Kimi makamıyla…

Kimi de sahadaki çalışmasıyla öne çıkıyor.

Serdip Dokumacı'yı farklı bir yere koymamın nedeni ise tam burada başlıyor.

Ben onu makamıyla değil, sahadaki haliyle okumayı tercih ediyorum.

Çünkü makamlar geçici.

Partiler değişebilir.

Görevler bitebilir.

Seçimler kazanılır, kaybedilir.

Ama siyasetçinin sahada bıraktığı iz kalır.

Ve bazı isimleri anlatmak için uzun cümlelere gerek yoktur.

Bir fotoğraf karesi yeter.

Bir esnafın elini sıkarken…

Bir vatandaşın derdini dinlerken…

Bir mahallede teşkilat kurarken…

İşte o zaman siyasetçinin nerede durduğunu anlarsınız.

Benim Serdip Dokumacı için cümlem başından beri aynı:

Koltukta değil, sahada.

Ve bugün baktığımda…

O cümlenin hâlâ değişmediğini görüyorum.

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI CHP Sakarya’da yeni dönem: Mesele kimlerin geldiği değil, nasıl bir CHP kurulacağı MUHALEFET YENİDEN HİZALANIYOR ÇİZGİ Mİ DEĞİŞMEDİ, PARTİ Mİ? 27 YIL GEÇTİ… SAKARYA HÂLÂ DEPREMİ BEKLİYOR! CHP Sakarya’da Yeni Dönem Başladı… Asıl Hikâye Şimdi CHP Sakarya’da Mesele Artık “Kim Başkan Olacak?” Değil Sayın Yusuf Alemdar... Sakarya'nın Şampiyon Takımı Size Emanet Şampiyon Olmak Yetmedi... Bugün Sadece Bir Parti Kapanmadı Sakarya'da Yeni Parti: Patron Kim, Kararı Kim Verecek? Sakarya Sadece Bir İl Değildir ŞAMPİYON OLDUK... PEKİ ŞİMDİ NE OLDU? CHP'de Yol Ayrımı: Hukuk, Siyaset ve Sandığın Hesabı Şampiyonluk Bu Kadar mı Değersizdi? Bir Çocuğun Kalbine "Bronz" Yazmak Bir Şampiyonu Alkışladık... Şimdi Sessizce Ölüme mi Terk Ediyoruz? 1. Lig'e Çıkmak Başarıydı, Kalıcı Olmak Asıl Sınav! Parkede Küreselleşme: Yerel Altyapıdan Dünyaya Açılan Vizyon SİYASETİN SIKIŞAN KORİDORLARI VE MUHALEFETİN "B PLANI" ARAYIŞI Sakarya Basketbolunda İstikrar ve Başarı: Önder Kaya Yerel Yönetimde Vizyon ve Dokunuş: Serdivan Modeli Sakarya’da Ulaşım ve Vizyon Tartışması: Dr. Cihan Kolip’in Çıkışı Ne Anlatıyor? Sakarya’da Anahtar Parti Yükselişi: Serdip Dokumacı’nın Katılımı Ne Anlama Geliyor? Anahtar Kime Lazım? Sakarya Büyükşehir Basketbol Liderliğini Güçlendirdi: Şampiyonluk Yolunda Net Mesaj Açlık Sınırı Asgari Ücreti Geçtiyse, Sorun Rakam Değil Hayattır “Güvenli Liman” Masalı: Bitcoin ve Türkiye’de Yıkılan Hayatlar Serdivan’da Sporun Geleceğine İmza Atıldı Sakarya’da Anahtar Parti’nin Yükselişi Ne Anlama Geliyor? Serdivan’ın Gençleri Kazandı, Sakarya Kazandı Sakarya Büyükşehir’den Net Mesaj: Şampiyonluk Masada, Hamle Sahada Serdivan Belediyesi Sk ve Sakarya Basketbolunun Güçlü Yürüyüşü Zafer Partisi Sakarya’da Yeni Bir Dönemin Kapısını Aralıyor Namağlup Sakarya Büyükşehir İzmir’de de Durmadı: 13’te 13 ile Zirve Yürüyüşü Bir Yılı Uğurlarken, Umudu Yanımıza Alarak… Vizyon Sahada Karşılık Bulduğunda Atilla Çelebi Kimdir? Irak ve Katar Milli Takımlarında Tarih Yazan Türk Basketbol Antrenörü Ceket Değil, Umut Eskidi Zafer Partisi Sakarya’da Neden Tutmadı? AK Parti Teşkilat Gerçeği ve Muhalefetin Alternatif Sorunu Zafer Partisi’nde Teşkilat Sorunu Bu alkış bir kişiye değil, bir bütüne Namağlup Yürüyüş: Büyükşehir Basket Tesadüfen Kazanmıyor Siyasette Vefanın Gerçek Yüzü Büyükşehir Basketbol: Sahada Güç, Tribünde İnanç, Lig’de Namağlup Yürüyüş TES-İŞ Adapazarı Anadolu Lisesi, Liseler Arası Basketbolda Önemli Bir Derece Elde Etti Sakarya Basketbolunda Yeni Dönemin Ayak Sesleri Fiyatları Uçuran Ekonomi Değil Sadece: Bizim İnsanımızın Açgözlülüğü Siyasetin Sessizliği: Gerçek Dostluk, Vefa ve Yüzleşme Zamanı Atatürk’ü Anmak, Cumhuriyeti Anlamaktır Sakarya BBSK Adana’yı 106-73 Yendi, Tarihi Fark! Unvanla Değil, Uslûpla Lider Olunur Siyasetin Taban Gerçeği: Rakamlar, Liderler ve Türkiye’nin Yeni Dönemi Cihan Amasyalı: Oyunculuktan Yöneticiliğe, Şehrin Basketboluna Adanmış Bir Hayat Basketbol Altyapısında Adaletli Sistem ve Geleceğin İnşası Tribünde Coşku: Sakarya Büyükşehir Basketbol Durmuyor! Deprem Gerçeğiyle Yüzleşmek: Erken Uyarı, Bilinç ve Hazırlık 3I/ATLAS: Evrenin Derinliklerinden Gelen Misafir Sakarya’da Tribün Ateşi Yeniden Yanıyor: Haftanın Maçı! Dünya 2125’te Nerede Olacak? Fındık Fiyatları Neden Düşüyor? Gerçek Rekolte ve Üreticinin Sessiz Direnişi Ümit Dikbayır CHP’ye Katıldı: “Baba Evine Hoş Geldin” – Siyasetin Yeni Yönü Büyükşehir Basket, Perdeyi Güngören’le Açıyor! Sakarya U18 Basketbol Ligi 2025–2026: Gençler Parkede! Sakarya’da Boş Tencere Eylemi: Halkın Sesi Siyasetin Kör Noktasında Ümit Özdağ: Fırtınanın İçindeki Akıl Sapanca Gölü Sessizce Çekiliyor: Suya Dair Bir Vicdan Çağrısı Muhalefetin Muhalefete Muhalefeti: Özgür Özel–Ahmet Davutoğlu Polemiği ve Siyasette Çatışan Cepheler Sakarya’nın Tramvay Tartışması Uçmak için irade gerekir Zamanı Tutabilmek Paranın Geçmediği Pazarda Kaybolan İnsanlık Sakarya’da Basketbolun Yükselen Hikâyesi Türk Kadını ve Siyasette Yükselen Rolü Kaç Seçim Geçti Bu Yol Üzerinden? Ortadoğu’da 72 Saatlik Kriz: ABD-İran Savaşı mı Geliyor? Yol Arkadaşlığı Siyasette Ne Kadar Kıymetli? Zafer Partisi Örneği Üzerinden Bir Okuma Ümit Özdağ’ın Duruşması: Türk Siyasetinde Bir Eşik Noktası 2028 Seçimlerinin Gizli Gücü: Yeni Genç Seçmen Dalgası Birlikte Güçlüyüz, Bayramda Kalplerimizi Birleştirelim Birlik, Motivasyon ve Büyüme: Rumi Bekiroğlu’nun Sakarya Temasları Hindistan-Pakistan Savaşı: Gerilim Nereye Gidiyor? Kendini Tanımadan Kimseye Tanıtma: Dijital Sosyalleşme Yanılgısı Özgürlüğün Anahtarı: Öz Disiplin İlham Bekleme, İlhamı Yarat Windows Haritalar Uygulaması 2025’te Kapatılıyor: Bilmeniz Gerekenler 2030 İş Dünyası Haritası: Geleceğin Mesleklerine Hazır mısınız? Sosyal Medya Gerçekten Özgür mü, Yoksa Bizi Sessizce Bölüyor mu? Android Deprem Uyarı Sistemi: Hayat Kurtaran Teknoloji Nasıl Çalışıyor? Yapay Zeka İle İnsan Arasındaki Sınır Siliniyor mu? Beynin Sırrı: Hafıza ve Algı Arasındaki Gerçeklik Oyunu Kişisel Verilerin Gizliliği: Dijital Dünyanın Görünmez Savaşı Şehrin Koduna Yazılmayanlar Sakarya Süper Lig’de Olmalı: Basketbolun Anadolu’daki Yeni Gücü Sakarya Depreme Hazır mı? 42 Bin Konut İçin Geç Kalmadan Adım Atılmalı