Medyacark Haber Sitesi
HV
06 EYLÜL Pazar 14:08

Muhalefetin Asıl Sorunu Seçim Değil, Birlikte Kalabilmek

Hüseyin Güner
Hüseyin Güner
Giriş Tarihi : 05-09-2026 13:54

Türkiye'de yine seçim konuşuluyor.

Daha doğrusu herkes seçim ihtimalini konuşuyor ama bence asıl konuşulması gereken başka bir şey var.

Muhalefet, seçim geldiğinde seçmenin karşısına nasıl çıkacak?

Çünkü bugün muhalefetin en büyük problemi sandığın ne zaman kurulacağı değil. Sandık kurulduğunda ortada nasıl bir muhalefet kalacağı.

Cumhuriyet Halk Partisi'nin yaşadığı ayrışma artık “parti içi tartışma” denilerek geçiştirilebilecek bir noktayı çoktan geçti.

Özgür Özel ve beraberindeki 90 milletvekilinin CHP'den ayrılması ve 91 milletvekiliyle Yeni Parti'nin kurulması, Meclis aritmetiğini bile değiştirdi. Ardından farklı kademelerde yeni ayrılıklar yaşandı. CHP'nin teşkilatlarında da ciddi hareketlilik ortaya çıktı.

Bunun siyasetteki karşılığı sadece sandalye sayısı değildir.

Asıl mesele seçmenin kafasında oluşan tablo.

Çünkü seçmen şunu görüyor:

Bir tarafta CHP.

Diğer tarafta CHP'den ayrılan ve kendi siyasi iddiasıyla yola çıkan Yeni Parti.

Bir tarafta geçmişin kadroları ve parti kimliği.

Diğer tarafta “yeni bir başlangıç” iddiası.

Ve bütün bunların ortasında muhalefete oy vermeyi düşünen milyonlarca insan.

Şimdi o seçmene bir soru sormak gerekiyor:

Siz kime güveneceksiniz?

Bu soru sanıldığından daha önemli.

Çünkü seçmen yalnızca iktidardan memnun olup olmadığına bakmıyor.

Alternatife de bakıyor.

Alternatifin güçlü olup olmadığına, kendi içinde kavga edip etmediğine, yarın ne yapacağına ve en önemlisi ülkeyi yönetebileceğine inanıp inanmadığına bakıyor.

Burada muhalefetin ciddi bir açmazı var.

İktidarı eleştirmek kolay.

Ekonomiyi eleştirmek kolay.

Hayat pahalılığını anlatmak kolay.

Yanlış gördüğünüz her şeyi sıralamak da kolay.

Zor olan, bütün bunların karşısına bir iktidar alternatifi koyabilmek.

Daha da zoru, bunu yaparken kendi seçmeninizi birbirinizden uzaklaştırmamak.

Bugün CHP açısından yaşanan tartışmanın bence en önemli tarafı da burada.

Kim haklı?

Kim haksız?

Kim gerçek CHP?

Kim CHP'nin devamı?

Kim yeni bir siyasi yol açıyor?

Bu soruların her birinin kendi içinde ayrı bir siyasi tartışması var.

Ama seçmen açısından mesele daha basit.

“Ben oyumu verdiğimde karşılığında ne göreceğim?”

Seçmen sandığa parti kongresi izlemek için gitmiyor.

Genel başkanlık kavgasını takip etmek için de gitmiyor.

Kimin kime laf söylediğini öğrenmek için hiç gitmiyor.

Geçimini, çocuğunun geleceğini, işini, güvenliğini ve ülkenin yarınını düşünüyor.

Dolayısıyla siyasette yaşanan her kavganın bir de seçmendeki karşılığı var.

Ve o karşılık bazen sandıkta ortaya çıkıyor.

Muhalefetin burada yapması gereken şey birbirini daha fazla tüketmek değil.

Çünkü iktidar karşısında alternatif olmak, sadece iktidarın yanlışlarını anlatmakla mümkün olmuyor.

Bir siyasi hareket önce kendi içinde ne istediğini bilmek zorunda.

Kiminle yürüyeceğini bilmeli.

Nasıl bir Türkiye istediğini anlatmalı.

Ekonomi konusunda ne yapacağını söylemeli.

Devlet yönetimine ilişkin kadrosunu göstermeli.

Ve bütün bunları seçmenin anlayacağı bir dille anlatmalı.

Bugün ise muhalefetin enerjisinin önemli bir bölümü kendi içindeki ayrışmaya gidiyor.

Bu durum uzadıkça siyasetin doğal dengesi de değişiyor.

Çünkü boşluk hiçbir zaman boş kalmıyor.

Bir siyasi parti zayıfladığında, başka bir siyasi aktör o alanı doldurmaya çalışıyor.

Yeni Parti'nin ortaya çıkışı da bu açıdan yalnızca CHP açısından değerlendirilmemeli.

Bu gelişme, muhalefet seçmeninin önüne yeni bir tercih koyuyor.

Üstelik mesele yalnızca Ankara'dan ibaret değil.

Sakarya gibi illerde bunun karşılığının ne olacağı ayrıca önemli.

Çünkü yerel teşkilatlar, belediye başkanları, milletvekilleri ve seçmen davranışı birbirinden bağımsız değil.

Ankara'da yaşanan bir ayrışmanın Sakarya'da sandığa yansımayacağını düşünmek siyaseti sadece merkezden okumak olur.

Önümüzdeki dönemde asıl mücadele biraz da burada yaşanacak.

Kim teşkilat kuracak?

Kim sahaya inecek?

Kim yerelde karşılık bulacak?

Kim farklı kesimlerden oy alabilecek?

Ve en önemlisi...

Kim seçmene “Bize oy verirseniz şu ülkeyi kuracağız” diyebilecek?

Çünkü seçim günü geldiğinde kimsenin geçmişte kimin hangi tarafta durduğunu uzun uzun anlatacak vakti olmayacak.

Seçmen önüne bakacak.

O gün geldiğinde “Biz aslında birlikteydik ama sonra ayrıldık” demenin pek bir anlamı kalmayabilir.

Siyasette bazen bölünmek yeni bir başlangıçtır.

Bazen de siyasi enerjinin parçalanmasıdır.

Hangisi olduğunu zaman gösterecek.

Ama şimdiden görünen bir şey var:

Muhalefet artık sadece iktidarla yarışmayacak.

Kendi içindeki dağınıklıkla da yarışacak.

Bu nedenle önümüzdeki seçimlerin kaderini yalnızca iktidarın performansı belirlemeyecek.

Muhalefetin kendi seçmenine ne kadar güven verdiği de belirleyecek.

Çünkü bir seçmen iktidarı değiştirmek isteyebilir.

Ama yerine kimin geleceğinden emin değilse sandıkta frene basabilir.

Siyasetin en tehlikeli noktası da burasıdır.

İnsanların değişim istemesi başka şeydir.

Değişimin adresine inanması başka şey.

Bugün muhalefetin çözmesi gereken mesele tam olarak budur.

Daha fazla slogan değil.

Daha fazla kavga değil.

Daha fazla birbirini suçlama hiç değil.

Önce kendi içinde hangi yolda yürüyeceğine karar vermek.

Sonra o yolu seçmene anlatmak.

Çünkü seçim tarihi yarın açıklansa da iki yıl sonra açıklansa da değişmeyen bir gerçek var:

Sandık günü geldiğinde seçmen sadece iktidara not vermeyecek.

Muhalefetin kendi sınavını da değerlendirecek.

Ve belki de 2027'ye giderken sorulması gereken en önemli soru şu:

Muhalefet iktidarı değiştirecek kadar güçlü mü, yoksa kendi içindeki ayrışmayı yönetemeyecek kadar meşgul mü?

Bu sorunun cevabı seçimden önce verilecek.

Sandıkta değil.

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI CHP’de kelimeler değişti, gerçek değişmedi! CHP Sakarya’da Hesaplar Yeniden Yapılıyor 30 Ağustos’u Anlamak Sakarya’da başka bir siyaset mümkün mü? Fuat Özbay ve yeni muhalefet arayışı SEÇMEN GERÇEKTEN HÂLÂ ESKİ ADRESİNDE Mİ? CHP Sakarya’da yeni dönem: Mesele kimlerin geldiği değil, nasıl bir CHP kurulacağı KOLTUKTA DEĞİL, SAHADA MUHALEFET YENİDEN HİZALANIYOR ÇİZGİ Mİ DEĞİŞMEDİ, PARTİ Mİ? 27 YIL GEÇTİ… SAKARYA HÂLÂ DEPREMİ BEKLİYOR! CHP Sakarya’da Yeni Dönem Başladı… Asıl Hikâye Şimdi CHP Sakarya’da Mesele Artık “Kim Başkan Olacak?” Değil Sayın Yusuf Alemdar... Sakarya'nın Şampiyon Takımı Size Emanet Şampiyon Olmak Yetmedi... Sakarya'da Yeni Parti: Patron Kim, Kararı Kim Verecek? Sakarya Sadece Bir İl Değildir ŞAMPİYON OLDUK... PEKİ ŞİMDİ NE OLDU? CHP'de Yol Ayrımı: Hukuk, Siyaset ve Sandığın Hesabı Şampiyonluk Bu Kadar mı Değersizdi? Bir Çocuğun Kalbine "Bronz" Yazmak Bir Şampiyonu Alkışladık... Şimdi Sessizce Ölüme mi Terk Ediyoruz? 1. Lig'e Çıkmak Başarıydı, Kalıcı Olmak Asıl Sınav! Parkede Küreselleşme: Yerel Altyapıdan Dünyaya Açılan Vizyon SİYASETİN SIKIŞAN KORİDORLARI VE MUHALEFETİN "B PLANI" ARAYIŞI Sakarya Basketbolunda İstikrar ve Başarı: Önder Kaya Yerel Yönetimde Vizyon ve Dokunuş: Serdivan Modeli Sakarya’da Ulaşım ve Vizyon Tartışması: Dr. Cihan Kolip’in Çıkışı Ne Anlatıyor? Sakarya’da Anahtar Parti Yükselişi: Serdip Dokumacı’nın Katılımı Ne Anlama Geliyor? Anahtar Kime Lazım? Sakarya Büyükşehir Basketbol Liderliğini Güçlendirdi: Şampiyonluk Yolunda Net Mesaj Açlık Sınırı Asgari Ücreti Geçtiyse, Sorun Rakam Değil Hayattır “Güvenli Liman” Masalı: Bitcoin ve Türkiye’de Yıkılan Hayatlar Serdivan’da Sporun Geleceğine İmza Atıldı Sakarya’da Anahtar Parti’nin Yükselişi Ne Anlama Geliyor? Serdivan’ın Gençleri Kazandı, Sakarya Kazandı Sakarya Büyükşehir’den Net Mesaj: Şampiyonluk Masada, Hamle Sahada Serdivan Belediyesi Sk ve Sakarya Basketbolunun Güçlü Yürüyüşü Zafer Partisi Sakarya’da Yeni Bir Dönemin Kapısını Aralıyor Namağlup Sakarya Büyükşehir İzmir’de de Durmadı: 13’te 13 ile Zirve Yürüyüşü Bir Yılı Uğurlarken, Umudu Yanımıza Alarak… Vizyon Sahada Karşılık Bulduğunda Atilla Çelebi Kimdir? Irak ve Katar Milli Takımlarında Tarih Yazan Türk Basketbol Antrenörü Ceket Değil, Umut Eskidi Zafer Partisi Sakarya’da Neden Tutmadı? AK Parti Teşkilat Gerçeği ve Muhalefetin Alternatif Sorunu Zafer Partisi’nde Teşkilat Sorunu Bu alkış bir kişiye değil, bir bütüne Namağlup Yürüyüş: Büyükşehir Basket Tesadüfen Kazanmıyor Siyasette Vefanın Gerçek Yüzü Büyükşehir Basketbol: Sahada Güç, Tribünde İnanç, Lig’de Namağlup Yürüyüş TES-İŞ Adapazarı Anadolu Lisesi, Liseler Arası Basketbolda Önemli Bir Derece Elde Etti Sakarya Basketbolunda Yeni Dönemin Ayak Sesleri Fiyatları Uçuran Ekonomi Değil Sadece: Bizim İnsanımızın Açgözlülüğü Siyasetin Sessizliği: Gerçek Dostluk, Vefa ve Yüzleşme Zamanı Atatürk’ü Anmak, Cumhuriyeti Anlamaktır Sakarya BBSK Adana’yı 106-73 Yendi, Tarihi Fark! Unvanla Değil, Uslûpla Lider Olunur Siyasetin Taban Gerçeği: Rakamlar, Liderler ve Türkiye’nin Yeni Dönemi Cihan Amasyalı: Oyunculuktan Yöneticiliğe, Şehrin Basketboluna Adanmış Bir Hayat Basketbol Altyapısında Adaletli Sistem ve Geleceğin İnşası Tribünde Coşku: Sakarya Büyükşehir Basketbol Durmuyor! Deprem Gerçeğiyle Yüzleşmek: Erken Uyarı, Bilinç ve Hazırlık 3I/ATLAS: Evrenin Derinliklerinden Gelen Misafir Sakarya’da Tribün Ateşi Yeniden Yanıyor: Haftanın Maçı! Dünya 2125’te Nerede Olacak? Fındık Fiyatları Neden Düşüyor? Gerçek Rekolte ve Üreticinin Sessiz Direnişi Ümit Dikbayır CHP’ye Katıldı: “Baba Evine Hoş Geldin” – Siyasetin Yeni Yönü Büyükşehir Basket, Perdeyi Güngören’le Açıyor! Sakarya U18 Basketbol Ligi 2025–2026: Gençler Parkede! Sakarya’da Boş Tencere Eylemi: Halkın Sesi Siyasetin Kör Noktasında Ümit Özdağ: Fırtınanın İçindeki Akıl Sapanca Gölü Sessizce Çekiliyor: Suya Dair Bir Vicdan Çağrısı Muhalefetin Muhalefete Muhalefeti: Özgür Özel–Ahmet Davutoğlu Polemiği ve Siyasette Çatışan Cepheler Sakarya’nın Tramvay Tartışması Uçmak için irade gerekir Zamanı Tutabilmek Paranın Geçmediği Pazarda Kaybolan İnsanlık Sakarya’da Basketbolun Yükselen Hikâyesi Türk Kadını ve Siyasette Yükselen Rolü Kaç Seçim Geçti Bu Yol Üzerinden? Ortadoğu’da 72 Saatlik Kriz: ABD-İran Savaşı mı Geliyor? Yol Arkadaşlığı Siyasette Ne Kadar Kıymetli? Zafer Partisi Örneği Üzerinden Bir Okuma Ümit Özdağ’ın Duruşması: Türk Siyasetinde Bir Eşik Noktası 2028 Seçimlerinin Gizli Gücü: Yeni Genç Seçmen Dalgası Birlikte Güçlüyüz, Bayramda Kalplerimizi Birleştirelim Birlik, Motivasyon ve Büyüme: Rumi Bekiroğlu’nun Sakarya Temasları Hindistan-Pakistan Savaşı: Gerilim Nereye Gidiyor? Kendini Tanımadan Kimseye Tanıtma: Dijital Sosyalleşme Yanılgısı Özgürlüğün Anahtarı: Öz Disiplin İlham Bekleme, İlhamı Yarat Windows Haritalar Uygulaması 2025’te Kapatılıyor: Bilmeniz Gerekenler 2030 İş Dünyası Haritası: Geleceğin Mesleklerine Hazır mısınız? Sosyal Medya Gerçekten Özgür mü, Yoksa Bizi Sessizce Bölüyor mu? Android Deprem Uyarı Sistemi: Hayat Kurtaran Teknoloji Nasıl Çalışıyor? Yapay Zeka İle İnsan Arasındaki Sınır Siliniyor mu? Beynin Sırrı: Hafıza ve Algı Arasındaki Gerçeklik Oyunu Kişisel Verilerin Gizliliği: Dijital Dünyanın Görünmez Savaşı Şehrin Koduna Yazılmayanlar Sakarya Süper Lig’de Olmalı: Basketbolun Anadolu’daki Yeni Gücü Sakarya Depreme Hazır mı? 42 Bin Konut İçin Geç Kalmadan Adım Atılmalı