Sakarya siyaseti, son yıllarda yalnızca siyasi partilerin değil, toplumun tamamının dikkatle izlediği bir alan haline geldi.
Adapazarı’ndan Karasu’ya, Hendek’ten Geyve’ye, Serdivan’dan Akyazı’ya kadar bu şehirde siyaset yapan herkesin aslında ortak bir sorumluluğu var: Söylediği sözün, attığı adımın ve aldığı tutumun bu şehrin insanlarında nasıl bir karşılık bulacağını düşünmek.
Çünkü siyaset, sosyal medyada birkaç saat gündem olabilmekten ibaret değildir.
Sakarya insanı kimin samimi, kimin hesaplı davrandığını bilir.
Kimin gerçekten sahada olduğunu, kimin yalnızca kamera karşısında göründüğünü de bilir.
Bizim siyaset anlayışımızın temelinde tam da bu var.
Sözün kıymetini, söz sahibinin duruşu belirler.
Cumhuriyet Halk Partisi Sakarya İl Yönetimi olarak önümüzde yeni bir dönem var. Bu dönemi kişisel tartışmaların, günlük polemiklerin ve sosyal medya üzerinden yürütülen hesaplaşmaların içerisine sıkıştırmak gibi bir niyetimiz yok.
Bizim işimiz Sakarya'nın meselelerine bakmak, örgütümüzü güçlendirmek ve vatandaşın derdini siyasetin merkezine taşımaktır.
Çünkü Sakarya'nın konuşulması gereken meseleleri var.
Çiftçinin, esnafın, işçinin, emeklinin, öğrencinin, gençlerin ve kadınların hayatına dokunan meseleler var.
Şehrin ilçeleri arasında bile farklılaşan sorunlar var.
Bunların yerine kimin kime ne söylediğini, hangi sosyal medya hesabının kimi hedef aldığını veya bir günlük yapay gündemin nasıl büyütüleceğini konuşmayı siyaset zannetmiyoruz.
Biz Sakarya'nın gerçek gündemine bakıyoruz.
Elbette siyasette eleştiri olacak.
Elbette farklı düşünceler olacak.
Elbette siyasi mücadele olacak.
Bunların tamamı demokrasinin doğal parçasıdır.
Ama eleştiri ile iftira arasında, siyaset ile seviyesizlik arasında, rekabet ile siyasi ahlaksızlık arasında çok net bir çizgi vardır.
Biz o çizginin nerede olduğunu biliyoruz.
Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi'nin yüz yılı aşan siyasi mirası bize şunu öğretiyor:
Her kazanımın bir bedeli olabilir ama hiçbir siyasi kazanım ilkesizliğin bedelini karşılamaz.
Bu nedenle kimse bizden her tartışmanın içerisine girmemizi beklemesin.
Her açıklamaya cevap vermeyeceğiz.
Her sosyal medya kampanyasının peşinden koşmayacağız.
Her yapay gündemi Sakarya'nın gerçek gündeminin önüne koymayacağız.
Çünkü bizim Sakarya'ya karşı sorumluluğumuz, birkaç kişinin gündemine yetişmek değil; bu şehirde yaşayan insanların sesini büyütmektir.
Bizim muhatabımız Sakarya'nın insanıdır.
Tarlasındaki emeğiyle geçinen çiftçidir.
Sabah kepengini açan esnaftır.
Fabrika yolunda servisini bekleyen işçidir.
Üniversiteden mezun olduğunda geleceğini bu şehirde kurmak isteyen gençtir.
Çocuğunun geleceği için endişe eden anne babadır.
Emekli maaşıyla ay sonunu getirmeye çalışan vatandaşımızdır.
Sakarya'nın gerçek gündemi budur.
Ve biz siyasetimizi bu gündemin üzerine kuracağız.
Kimse de bunu bir zayıflık olarak görmesin.
Tam tersine, siyasette bazen en güçlü duruş, her söylenene cevap vermemektir.
Bazen susmak değil, neyi konuşmaya değer bulduğunuzu bilmek siyasi bir tercihtir.
Biz temiz siyasetten yanayız.
Hukukun üstünlüğünden yanayız.
Demokrasiden yanayız.
Cumhuriyetimizin kurucu değerlerinden yanayız.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bizlere bıraktığı emanete sahip çıkmaktan yanayız.
Ve siyaset yaparken kişisel çıkarların değil, kamu yararının yanında durmayı savunuyoruz.
Bu nedenle Cumhuriyet Halk Partisi'nin kapısı; dürüst siyasete, demokrasiye ve ortak geleceğe inanan herkese açıktır.
Ancak siyaseti kişisel hesaplaşmaların alanına dönüştürenlerle, insanları birbirine düşürerek güç devşirmeye çalışanlarla ve algıyı gerçeğin önüne koyanlarla aynı anlayışta olmamız beklenemez.
Bu bir tercih değil, siyasi duruştur.
Sakarya'da yeni bir dönem başlarken bizim söyleyeceğimiz şey aslında çok açık:
Biz kavga büyütmeye değil, siyasetin seviyesini yükseltmeye geliyoruz.
Biz yapay gündemlerin değil, Sakarya'nın gerçek gündeminin peşindeyiz.
Biz kişilerin değil, ilkelerin yanında duruyoruz.
Ve biliyoruz ki zaman içerisinde sosyal medya gündemleri değişir, siyasi tartışmalar unutulur, kişiler gelir ve geçer.
Ama geriye bir şey kalır:
İnsanların sizin hakkınızda verdiği hüküm.
Biz o hükmün; dürüstlük, emek, samimiyet ve siyasi ahlak üzerinden verilmesini istiyoruz.
Çünkü siyaset sadece bugün için yapılmaz.
Yarın, söyledikleriniz kadar nerede durduğunuz da hatırlanır.
Bizim durduğumuz yer bellidir.
Sakarya'nın yanında.
Halkın yanında.
Demokrasinin yanında.
Ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin ilkeleri doğrultusunda.
Gerisi, günübirlik siyasetin gürültüsüdür.
Bizim ise o gürültüye ayıracak zamanımız yok.
Çünkü Sakarya'nın bekleyen işleri var.

















